Yenidoğanın Ağrı Yönetimi

 

Ağrı Tanımı ve Yenidoğanda Ağrı

  • Tanım (IASP): Gerçek veya potansiyel doku hasarı ile ilişkili olan veya bu duruma benzeyen, hoş olmayan duyusal ve duygusal deneyimdir.
  • Başlangıç: Yenidoğanda ağrı algısı intrauterin dönemde başlar. Fetüs, intrauterin 2. trimesterden itibaren ağrıyı duyar.
  • Gelişim:
    • Nosisepsiyon (ağrı sinyallerinin iletimi) 20-22. haftada başlar.
    • Korteks ve talamus arasındaki iletişim 20. haftadan sonra başlar.
    • Nosiseptörler (ağrı alıcıları) yenidoğanda erişkinden daha yoğundur.
  • Hassasiyet: Yenidoğanlar, özellikle prematüreler, ağrılı uyaranlara karşı büyük çocuklardan ve erişkinlerden daha hassastır.
  • Yanıt: Bebekler ağrıya fizyolojik, davranışsal ve hormonal yanıtlar verir.
  • Tarihsel Gelişim:
    • 1987 (AAP & ASA): Gebelik haftasına bakılmaksızın yenidoğanlarda anestezi ve ağrı kesici kullanımının güvenli ve gerekli olduğuna karar verildi.
    • 2000'ler: Ağrının sistematik ve düzenli olarak değerlendirilmesi önem kazandı.
    • 2006 (NIRS çalışması): Ağrılı işlemlerde preterm bebeklerde ağrıya bağlı kortikal aktivasyon gösterilmiştir.
  • Sonuçları: Tekrarlayan veya sürekli ağrının nöronlarda apopitozise (hücre ölümü) neden olduğu hayvan çalışmalarında gösterilmiştir.

Yenidoğanda Ağrı Değerlendirmesi

Yenidoğanın ağrısını sözel olarak ifade edememesi, değerlendirmedeki en önemli sorundur. Bu nedenle ağrı; fizyolojik, davranışsal ve metabolik değişiklikler gözlemlenerek değerlendirilir.

Ağrı Belirtileri

KategoriBelirtiler
Fizyolojik DeğişikliklerKalp hızı, kan basıncı, solunum hızı ve intrakraniyal basınçta artış. Solunum derinliği, oksijenizasyon ve oksijen tüketiminde değişiklikler. Kas gerginliği.
Davranışsal DeğişikliklerVokalizasyonlar: Ağlama, inleme.<br>Yüz İfadeleri: Kaş çatma, alın kırıştırma, gözleri sıkma, yüz buruşturma, nazolabial oluğun derinleşmesi.<br>Vücut Hareketleri: Kol ve bacakta çekilme, çırpınma.<br>Tonüs Değişikliği: Tonüste artma (gerilme, yumruk sıkma) veya azalma (gevşeme).
Metabolik DeğişikliklerKatekolamin, glukagon, büyüme hormonu gibi stres hormonlarında artış; insülin salınımında azalma.

Ağrı Değerlendirme Ölçekleri

  • Prematüre Bebek Ağrı Profili (PIPP - Premature Infant Pain Profile):
    • Kullanım: 28–36 haftalık prematüreler ile term bebeklerde akut ve işlemsel ağrı için kullanılır.
    • Puanlama: 0-21 arası. 6 ve altı minimal ağrı, 7-12 orta, 13-21 şiddetli ağrı.
    • Kategoriler: Gebelik yaşı, davranışsal durum, maksimum kalp atım hızı, minimum oksijen satürasyonu, alnını kırıştırma, gözlerini kısma, burun kanatlarında genişleme.
  • Yenidoğan Bebek Ağrı Ölçeği (NIPS - Neonatal Infant Pain Scale):
    • Kullanım: Prematüre ve yenidoğanlarda invaziv işlemlere davranışsal yanıtı ölçer.
    • Puanlama: 0-7 arası. 3'ten yüksek puanlar ağrının varlığını gösterir.
    • Kategoriler: Yüz ifadesi, ağlama, solunum şekli, kollar, bacaklar, uyanıklık hali.
  • CRIES Ölçeği:
    • Kullanım: Genellikle 32 haftadan büyük ve postoperatif bebeklerde fizyolojik yanıtları ölçer.
    • Puanlama: Her parametre en fazla 2 puandır. 3-4 puan hafif/orta, 5 ve üzeri şiddetli ağrı.
    • Kategoriler: Ağlama (Crying), O2 gereksinimi (Requires O2), Yaşam bulgularında artış (Increased vital signs), Görünüm (Expression), Uykusuzluk (Sleeplessness).
  • Yenidoğan Ağrı, Ajitasyon ve Sedasyon Ölçeği (NPAAS / N-PASS): Ülkemiz koşullarında kullanılabilecek çok yönlü bir ölçektir.

Ağrı Değerlendirme Önerileri

  1. Ağrı, vital bulgular gibi rutin olarak (örn. 8 saatte bir) değerlendirilmelidir.
  2. Yapılandırılmış ve çok yönlü bir metot (örn. N-PASS) kullanılmalıdır.
  3. Personelin ölçek kullanımı konusunda yetkinliği sağlanmalıdır.
  4. Kas paralizisi, entübasyon veya nörolojik hasar gibi durumlarda fizyolojik yanıtların izlenmesi daha da önem kazanır.
  5. Erişkin için ağrılı olan her girişim, yenidoğan için de ağrılı kabul edilmelidir.

Yenidoğanda Ağrı Yönetimi

Ağrı yönetimi Farmakolojik ve Non-Farmakolojik yöntemler olarak ikiye ayrılır.

Ağrılı Girişimler

Topuk kanı alınması, venöz kan alma, enjeksiyonlar, sonda takılması, entübasyon, aspirasyon, ROP muayenesi gibi işlemler yenidoğan için ağrılıdır.

Ağrı Yönetim İlkeleri

  1. Ağrılı girişimlerin azaltılması: Gereksiz işlemlerden kaçınılmalıdır.
  2. Çevresel ve davranışsal önlemler: Gürültü ve ışık azaltılmalı, minimal dokunma prensibi uygulanmalıdır.
  3. Farmakolojik olmayan yöntemler: İlaç dışı yöntemler aktif olarak kullanılmalıdır.

Non-Farmakolojik Yöntemler

Bu yöntemler kolay, ucuzdur, yan etkileri azdır ve ilaç ihtiyacını azaltarak analjeziklerin etkinliğini artırır.

  • Emzirme veya Sağılmış Anne Sütü: Güçlü bir analjezik etkiye sahiptir.
  • Beslenme Amaçlı Olmayan Emzirme (NNS - Non-Nutritive Sucking): Emzik kullanımı ağrıyı azaltır.
  • Tatlı Solüsyonlar (Sukroz): Ağrılı işlemden önce bebeğin diline uygulanması ağrıyı azaltır.
  • Kundaklama: Bebeğin battaniye ile gevşekçe sarılması güvenlik hissi verir.
  • Kolaylaştırılmış Pozisyon (Facilitated Tucking): Bebeğin kol ve bacaklarının fleksiyon pozisyonunda tutulmasıdır.
  • Kanguru Bakımı: Bebeğin ebeveynin göğsünde ten tene temasıdır.
  • Diğer Yöntemler: Müzik, vanilya kokusu, kişiselleştirilmiş bakım, ebeveynin varlığı.

Ağrı Hakkında Bilinen Yanlışlar ve Doğrular

YanlışDoğru
Yenidoğanlar ağrıyı hissetmez.Ağrı için gereken anatomik ve fonksiyonel yapılar 20. gestasyon haftasında oluştuğundan prematüreler bile ağrıyı algılar.
Bebekler ağrı yaşantılarını hatırlamaz.Bebeklikte ağrı deneyimlemiş olanlar ileriki yıllarda ağrıya daha farklı yanıtlar vermektedir.
Bebekler ağrılarını ifade edemezler.Ağrıyı sözel olmasa da davranışsal ve fizyolojik olarak ifade ederler.
Çocuğa ağrı çekmenin bir zararı olmaz.Yenidoğanlarda ağrıyla birlikte bradikardi ve siyanoz gelişebilir.
Ağrıya bebekler yetişkinlerden daha dayanıklıdır.Ağrının yenidoğandaki fizyolojik stresi tam olarak bilinemez.
Ebeveynler çocuklarının ağrısını abartabilirler.Çocuğunu en iyi tanıyanlar ebeveynleridir. Ağrıyı belirleyebilirler.

Ağrı Yönetiminde Hemşirenin Rolleri

  • Kanıta dayalı güncel non-farmakolojik yöntemleri uygulamak.
  • Çevresel uyaranları (ışık, ses) en aza indirmek.
  • Hemşirelik bakımlarını bir arada toplayarak bebeğin rahatsız edilme sıklığını azaltmak (küme bakımı).
  • Girişimleri minimale indirmek (örn. santral kateter kullanımı).
  • Bebeğe hassas ve nazikçe dokunmak.
  • İnvaziv girişimler öncesinde uygun ağrı kesici yöntemlerin (farmakolojik veya non-farmakolojik) uygulanmasını sağlamak.
  • Bireyselleştirilmiş ve aile merkezli bakım vermek.
  • Ebeveynleri en erken dönemde bebeğin bakımına dahil etmek.
  • Ağrıya neden olan faktörleri belirleyip ortadan kaldırmak.