Methoden
Roland Barthes'ın mit çözümlemesi, günlük nesne ve olayları kültürel ve sembolik anlamları üzerinden inceler. Bu yöntemle, basit görünen şeylerin arkasındaki ideolojik ve toplumsal anlamlar ortaya çıkarılır. Barthes, bu yaklaşımla, toplumda doğal kabul edilen fikirlerin kültürel yapılardan nasıl etkilendiğini gösterir. Bu analiz genellikle medya, reklam ve popüler kültürde sıkça kullanılır.
Retorik eleştiri, konuşma, metin veya medya içeriğinin ikna teknikleri ve stratejilerini inceler. Dil kullanımı, söylem biçimleri, ikna yöntemleri ve yapısal öğeler gibi retorik unsurları analiz ederek, bir eserin ikna ediciliğinin nasıl ve neden olduğunu, hedef kitlesi üzerindeki etkisini ve iletişim stratejilerini detaylandırır.
Yapısöküm, metinlerin ve düşünce yapılarının iç çelişkilerini ve anlam kaymalarını inceleyen bir eleştiri yöntemidir. Bu yöntem, metnin açık anlamlarının ötesine geçerek genellikle gözden kaçan veya bastırılan unsurları ortaya çıkarır, metinlerin içindeki zıtlıkları ve çelişkileri analiz ederek altında yatan derin anlamlara odaklanır.
İdeolojik eleştiri, sanat, metin ve medya içeriklerinin toplumsal ve politik ideolojilerle olan etkileşimini analiz eder. Bu yöntemle, eserlerin sanatsal değerlerinin yanı sıra toplumsal cinsiyet, sınıf, ırk ve milliyet gibi ideolojik boyutları incelenir. Eserlerin ideolojik mesajları ve toplumsal normlara yaklaşımları değerlendirilirken, Marksist, feminist ve postkolonyal gibi kritik teoriler kullanılır.
Tematik eleştiri, edebi eserlerin, filmlerin veya diğer sanatsal çalışmaların ana temalarını ve motiflerini inceleyen bir eleştiri türüdür. Bu yaklaşımda, eserin ana fikirlerinin ve konularının genel yapı ve anlam içindeki işlenişi, ayrıca sosyal, kültürel, tarihsel ve felsefi bağlamları dikkate alınarak, temaların derinlikleri ve çeşitli yorumları incelenir.
Stilistik söylem analizi, metinlerdeki dil kullanımı ve stil özelliklerini inceler. Metnin yapılandırılması, kelime seçimi, cümle yapısı, ses özellikleri, metaforlar ve semboller gibi edebi tekniklere odaklanarak, yazarın veya konuşmacının dil kullanımının metnin anlamı ve etkisi üzerindeki rolünü değerlendirir ve metinlerin anlam ve estetik özelliklerini anlamaya yardımcı olur.
Yakın okuma, metnin detaylı bir şekilde analiz edilmesi yöntemidir. Bu yaklaşımda, yazarın kelime seçimi, cümle yapısı, imgelem, sembolizm, ton ve anlatım tarzı gibi unsurlar dikkate alınarak, metnin yüzeyindeki anlamının ötesindeki derin anlamlar ve alt metinler incelenir.
Oluşumsal yapısalcılık, edebi eserlerin ve metinlerin temel öğelerini ve bu öğelerin birbiriyle ilişkilerini inceleyerek, metnin yapısal özelliklerini analiz eden bir eleştiri yöntemidir. Bu yaklaşımda, metnin yüzeydeki anlamından çok, karakterler, olay örgüsü, temalar gibi öğelerin oluşturduğu yapı ve bu yapının okuyucuya sunduğu anlam deneyimi üzerinde durulur.