KRİZ VE KRİZE MÜDAHALE
Kriz Kavramı ve Tanımı
Yaşam, iniş çıkışlar ve tehdit edici deneyimlerle doludur. Bireylerin yaşamı alt üst eden bu durumlara uyum becerisi; kişilik yapısı ve geçmiş deneyimlerine göre farklılık gösterir. Çoğu insan, kişisel ve çevresel potansiyellerini kullanarak bu sorunlarla baş edebilir. Ancak, her zaman kullanılan baş etme mekanizmalarının etkisiz kaldığı durumlarda "kriz" ortaya çıkar.
Kriz, farklı disiplinlerde çeşitli şekillerde tanımlanır:
- Türk Dil Kurumu Sözlüğü: Bir toplumun, bir kuruluşun veya bir kimsenin yaşamında görülen güç dönem, bunalım ya da buhran.
- Psikiyatri Sözlüğü: Psikolojik dengenin aniden bozulması, kişinin yaşamında bir dönüm noktası.
Krizler, bireye özgü nedenlerle veya iç ve dış faktörlerin birleşimiyle ortaya çıkabilir. Bazıları müdahale gerektirmeden kendiliğinden çözülebilse de, kriz ruh sağlığını tehdit eden önemli bir risk faktörüdür.
Krizi Hazırlayan Etmenler
- Yetersiz baş etme becerisi
- Düşük benlik saygısı
- Öfke kontrolünde güçlük
- Aşırı düzeyde anksiyete
- Yetersiz destek sistemleri
- Çözümlenmemiş kayıpların varlığı
- Başka stresli durumların varlığı
Krizin Tarihsel Gelişimi
Kriz kavramı ve krize müdahale olgusu, II. Dünya Savaşı'nı izleyen yıllarda gündeme gelmiştir. Bu alandaki öncü isimler Eric Lindemann (1944) ve Gerald Caplan (1964) olarak kabul edilir.
- Lindemann: Toplumda duygusal huzursuzluklara yol açan ölüm gibi sosyal olaylara gösterilen tepkileri tanımlamış ve krizdeki kişiler arasındaki benzerlikleri vurgulamıştır.
- Caplan: Kriz müdahalesini homeostasis (denge durumu) kavramıyla ilişkilendiren ilk kuramcıdır. Krizi, kararlı bir denge durumunun bozulması olarak görmüş ve 5-8 hafta ile sınırlı bir dengesizlik dönemi olarak tanımlamıştır. Caplan'a göre krizler, bu süre içinde iyi ya da kötü sonlanacak durumlardır ve bu dönemde yapılacak müdahaleler çok etkili olabilir.
- 1960'lar ve Sonrası: Kriz, normal gelişimin kaçınılmaz bir parçası olarak kabul edilmeye başlanmıştır. Golan (1978) ve Cohen (1983) gibi araştırmacılar, krizin hoş olmasa da yaşam döngüsünün ve büyüme için gerekli bir süreç olduğunu belirtmişlerdir.
Krizin Evreleri (Caplan Modeli)
Caplan'a göre, krizin türüne bakılmaksızın bireyler benzer davranış kalıpları gösterir ve krizin tipik seyrinde dört evre bulunur:
| Evre | Açıklama |
| Evre 1 | Kişi, karşılaştığı sorunu çözmek için her zamanki baş etme stratejilerini kullanır ancak başarısız olur. Bu kısa dönemde anksiyetesi henüz yükselmemiştir. |
| Evre 2 | Alışılagelen baş etme yöntemleri başarısız olur, tehdit devam eder, anksiyete ve yetersizlik duyguları artar. Kişi, sorunu çözmek için yeni denemeler yapar. Caplan'a göre krizlerin çoğu bu aşamada çözümlenir. |
| Evre 3 | Anksiyete panik düzeyine ulaşır. Kişi ya sorunla baş etmekten vazgeçer ya da bütün iç ve dış kaynaklarını (destek sistemleri vb.) seferber ederek sorunu çözmeye çalışır. |
| Evre 4 | Bu evre, üçüncü evrenin nasıl geçtiğine bağlıdır. Başarılı çözüm: Kişi kendi gücünü fark eder ve daha güçlü hale gelir. Başarısız çözüm: Anksiyete giderek artar ve kişilik dezorganizasyonu yaşanır. Bu durum büyük bir duygusal yıkıma, ruhsal bir hastalığa veya gelecekteki sosyal işlevselliği zedeleyen uyumsuz davranışlara yol açabilir. |
Kriz Reaksiyonu Diyagramı
Bir kriz durumu, kişiyi mevcut yaşam dengesinden çıkararak bir dezorganizasyon dönemine sokar. Krizle nasıl başa çıkıldığına bağlı olarak, kişi kriz sonrası eskisinden daha iyi, aynı veya daha kötü bir ruh sağlığı düzeyine ulaşabilir. Bu durum "seni öldürmeyen şey güçlendirir" sözüyle özetlenebilir.
Kriz Yaşayan Kişilerde Görülen Belirti ve Davranışlar
Kriz, anksiyeteye yol açar. Bu anksiyete, kişide iki temel durumdan birine neden olabilir:
- Aşırı Uyarılmışlık Durumu:
- Kendine ya da çevreye zarar verme
- Alkol/madde bağımlılığı
- Öfke, taşikardi, ağlama nöbetleri
- Ellerini duvara vurma, aşırı sesli konuşma
- El titremesi, yerinde duramama
- Aşırı Hissizlik Durumu:
- Diğerlerinden uzaklaşmak
- Aşırı yorgun görünmek
- Depresyon
- Bayılma nöbetleri
Krizin Belirti ve Bulguları Tablosu
| Kategori | Belirti ve Bulgular |
| Genel Görünüm ve Davranış | Telaş, şaşkınlık, ajitasyon, ellerde ve bedende titreme, saldırganlık/aşırı yorgunluk. |
| Kişilerarası İlişkiler | İlişki kuramama, konuşmama. |
| Duygulanım | Aşırı telaş, panik düzeyinde anksiyete, öfke, ağlama nöbeti, çökkün duygudurum. |
| Bilişsel | Dikkat dağınıklığı, algılama bozulmuş olabilir. |
| Fizyolojik | Titreme, kan basıncında yükselme, taşikardi, uykusuzluk/aşırı uyku. |
Kriz Çeşitleri
Krizler genel olarak iki ana başlıkta incelenir:
- Yaşam Değişikliği Krizleri: Gelişimsel veya durumsal olaylardan kaynaklanır. Örnekler:
- Durumsal: Terfi, statü kaybı, kaza
- Gelişimsel: Ergenlik, okula başlama, mezuniyet
- Yaşamsal: Evlilik, boşanma, emeklilik
- Psikiyatrik Aciller: Psikoz, akut intihar girişimi
- Travmatik Krizler: Birden ortaya çıkan, acı verici ve bireyin iyilik halini tehdit eden durumlardır (yakının ölmesi, hastalık, ayrılık, doğal afetler vb.). Akut dönemi genellikle 4-6 hafta sürer.
Krize Müdahale
Başarılı bir krize müdahale, yalnızca mevcut krizi çözmekle kalmaz, aynı zamanda bireyin ve ailenin gelecekteki krizlerle baş etmelerini sağlayacak yöntemleri kazanmalarına da yardımcı olur.
Amaç ve Yararları
Krize müdahale hizmeti genellikle kısa dönemlidir. Temel amaçları şunlardır:
- Kişinin gerginliğini azaltmak.
- Kişinin kriz öncesi işlevsellik düzeyine geri dönebilecek gücü kazanmasını sağlamak.
- Şimdiki durum ile baş edebilmesini sağlamak.
Yararları:
- Öğretmek ve öğrenmek kolaydır.
- Stratejiler herkese uygulanabilir.
- Maliyeti düşüktür ve hastaneye yatış gerektirmez.
- Kişinin ilerideki krizleri önlemesine yardımcı olur.
- Kişinin yakınlarıyla bağını güçlendirir.
Krize Müdahale Stratejileri (Hemşirelik Süreci)
Krize müdahale, hemşirelik sürecine benzer tipik bir aşamalar dizisini izler:
- Problemin Tanılanması: Kişinin krizde olup olmadığı saptanır. Krizdeyse, krizi tetikleyen olay, başlangıç zamanı, kişinin olaya bakış açısı ve destek kaynakları (aile, arkadaşlar) belirlenir. Kişinin kendine veya başkalarına zarar verme olasılığı değerlendirilir.
- Planlama: Profesyonel, dengeyi yeniden sağlamak için hangi yöntemlerin uygulanabileceğini gözden geçirir. Plan gerçekçi olmalı ve krizin etkilerini en aza indirmeye odaklanmalıdır.
- Müdahale (Girişim): Dört temel amaç vardır:
- Kişinin kriz durumunu ve tetikleyiciyle olan bağlantısını anlamasına yardımcı olmak.
- Durumla ilgili duygularını keşfetmesini ve ifade etmesini sağlamak.
- Mevcut baş etme yöntemlerini değerlendirmek ve gerekirse yeni baş etme yöntemleri öğretmek.
- Kişinin sosyal destek sistemini yeniden oluşturmak ve sosyal dünyaya açılmasını sağlamak.
- Değerlendirme: Problemin çözülüp çözülmediği, müdahalenin amaçlarına ulaşılıp ulaşılmadığı değerlendirilir. Krizin çözümlendiğine ilişkin ipuçları (uykusuzluğun azalması, olumlu duygu ifadelerinin artması vb.) aranır.
- Geleceğe Yönelik Plan Oluşturma: Başarılı bir süreç sonrası kişi, gelecekteki benzer durumlara daha hazırlıklı olur. Eğer amaçlara ulaşılamamışsa veya yeni sorunlar saptanmışsa, müdahale stratejileri yeniden gözden geçirilir.
Örnek Vaka Analizi
Vaka Sunumu
21 yaşındaki üniversite son sınıf öğrencisi Ayşe, mezun olması için geçmesi gereken son ve en önemli dersin final sınavından kaldığını öğrenir. Bu durum, okulunun bir yıl uzaması anlamına gelmektedir. Ailesi, akademik başarısına çok önem veren ve beklentileri yüksek bir ailedir. Ayşe, haberi aldıktan sonraki gün okulun sağlık merkezine başvurur. Hemşireyle görüşmesinde sürekli ağladığı, ellerinin titrediği, "Hayatım bitti, mahvoldum. Ailemin yüzüne nasıl bakacağım?" dediği gözlemlenir. Son iki gecedir hiç uyuyamadığını ve kalbinin sürekli hızlı çarptığını belirtir.
Öncelikli Hemşirelik Bakımı
Bu vaka, Ayşe'nin ani ve beklenmedik bir akademik başarısızlık sonucu yaşadığı tipik bir durumsal krizdir. Hemşirenin uygulaması gereken öncelikli bakım adımları şunlardır:
- Güvenli Bir Ortam Sağlamak ve Güven İlişkisi Kurmak: Hemşirenin ilk adımı, Ayşe'nin kendini rahatça ifade edebileceği, yargılanmayacağı, özel ve güvenli bir ortam oluşturmaktır. Sakin bir ses tonuyla konuşarak, onu dinlemeye hazır olduğunu belli ederek güven ilişkisi kurmalıdır. Bu, "Uygulama" aşamasındaki "Güvenli bir çevre sağlayın" ve "Güven oluşturun" girişimleriyle örtüşmektedir.
- Güvenlik Değerlendirmesi ( kendine zarar verme riski): Ayşe'nin "Hayatım bitti, mahvoldum" gibi ifadeleri, umutsuzluk ve çaresizliği işaret etmektedir. Bu nedenle hemşirenin en öncelikli görevi, Ayşe'nin kendine zarar verme düşüncesi, planı veya niyeti olup olmadığını doğrudan ve açık bir dille sormasıdır. Bu, "Kriz Yaşayan Kişilerin Davranışları" şemasında belirtilen "kendine zarar verme" riskinin değerlendirilmesidir.
- Anksiyete Düzeyini Azaltmak ve Sakinleştirmek: Ayşe'nin fiziksel belirtileri (ağlama, titreme, taşikardi) yüksek anksiyete düzeyini göstermektedir. Hemşire, basit nefes egzersizleri gibi tekniklerle anksiyetesini yönetmesine yardımcı olmalı ve duygularının bu durumda normal bir tepki olduğunu ifade ederek onu rahatlatmalıdır. "Bireyin anksiyete/stres düzeyini ve geçmiş baş etme paternlerini değerlendirin" ilkesi burada devreye girer.
- Problemi ve Tetikleyiciyi Netleştirmek (Şimdi ve Burada Odaklanmak): Hemşire, Ayşe'nin krizi tetikleyen olayı (sınavdan kalması) ve bu olaya yüklediği anlamı (ailesinin tepkisi, gelecekle ilgili korkuları) anlamasına yardımcı olmalıdır. Odak, geçmiş veya uzak gelecekten çok, "şimdi ve burada" yaşanan duygu ve duruma getirilmelidir. Krize müdahale stratejilerindeki "Problemin Tanılanması" aşaması bu adımı içerir.
- Destek Sistemlerini ve Baş Etme Mekanizmalarını Değerlendirmek: Ayşe'ye "Bu tür zor durumlarda daha önce nasıl başa çıkardın?" ve "Konuşabileceğin, güvendiğin bir arkadaşın veya akraban var mı?" gibi sorular yöneltilerek mevcut baş etme becerileri ve sosyal destek sistemleri belirlenmelidir. Bu, hem "Veri Toplama" hem de "Müdahale" aşamaları için kritik bir bilgidir.
- Kontrol Duygusunu Geri Kazandırmak (Güçlendirme): Ayşe şu anda "Güçsüzlük" yaşamaktadır. Hemşire, sorunu onun yerine çözmek yerine, seçenekleri birlikte keşfetmelidir. Örneğin, "Okulun öğrenci işleri veya bölüm danışmanınla bu konuyu konuşma seçeneklerini değerlendirebilir miyiz?" gibi sorularla kontrolü tekrar Ayşe'ye vererek, onu çözüm sürecine aktif olarak dahil etmelidir. Bu, "Bireyin kontrol duygusunu ifade etmesi" hedefine yönelik bir girişimdir.