1. Ruhsal Hastalıklara Neden Olan Etmenler

Ruh Sağlığı ve Hastalıklarına Genel Bakış

Ruh sağlığı, bir bireyin kendisi ve çevresi ile dinamik bir denge ve uyum içinde olma durumu olarak tanımlanır. Ruh sağlığı ile ruhsal hastalık arasında kesin bir ayrım bulunmamaktadır; önemli olan, mevcut anormalliğin kişinin kişiliğini ve genel uyumunu ne ölçüde etkilediğidir. Hiçbir ruhsal hastalık tek bir nedene bağlı olarak ortaya çıkmaz. Bu bozukluklar, genellikle uzun yıllar boyunca biriken ve birbirine eklenen çeşitli nedenlerin zincirleme etkileşimi sonucunda gelişir.

Ruhsal Hastalıklara Yatkınlık Yaratan Etmenler

İnsan biyo-psiko-sosyal bir varlık olduğu için ruhsal hastalıklara yatkınlık yaratan etmenler üç ana başlık altında incelenir: Biyolojik, Psikolojik ve Sosyal Etmenler.

1. Biyolojik Etmenler

Biyolojik etmenler, genetik ve fizyolojik faktörleri içerir. Kalıtım tek başına bir neden olmasa da, çevresel faktörlerle birleştiğinde önemli bir rol oynar.

Biyolojik EtmenAçıklamaÖrnekler ve Etkileri
KalıtımÖzelliklerin genler yoluyla bir kuşaktan diğerine aktarılmasıdır.Bazı ruhsal hastalıklara genetik eğilim.
Kromozom SapınçlarıKromozomların sayısında veya yapısında meydana gelen anormalliklerdir.

XYY Kromozom Üçlüsü: Suça yönelik davranışlar gösteren erkeklerde rastlanmıştır.

Mongolizm (Down Sendromu)

Gen MutasyonuDNA moleküllerindeki genetik yönergelerin radyasyon veya ilaçlar gibi etkenlerle değişime uğramasıdır. Etkileri sonraki nesillerde görülebilir.Zeka geriliği.
Ruhsal Hastalıklara Kalıtsal Eğilimİkiz, kardeş ve aile çalışmalarıyla belirli hastalıkların genetik geçiş olasılıkları incelenmiştir.

Şizofreni: Resesif (çekinik) genlerle geçtiği düşünülür.

Ebeveynlerden biri hastaysa çocukta görülme riski: %16<br>- Her iki ebeveyn de hastaysa risk: %40

Manik Depresif Psikoz: Dominant (baskın) geçişlidir. Ebeveynlerden birinde varsa, çocukların yarısından fazlasında görülme riski vardır.

Doğuştan ve Doğum Sonrası SakatlıklarDoğum öncesi dönemdeki olumsuz koşullar veya doğum sonrası yaşanan travmalar sonucu oluşur.

Nedenler: Beslenme yetersizliği, ilaç/alkol/sigara kullanımı, radyasyon, hastalıklar.

Sonuçlar: Erken doğan bebeklerde zeka geriliği, içe kapanıklık, dil gelişiminde güçlük. Ailenin ve toplumun engelli bireye yaklaşımı; kişide eksiklik, kendine acıma, korku ve düşmanlık duygularını tetikleyebilir.

Önemli Not: Kalıtım, ruhsal hastalığın ortaya çıkması için tek başına yeterli bir faktör değildir. Özellikle ilk çocukluk yıllarındaki çevresel etmenler, genetik yatkınlığın ortaya çıkıp çıkmamasında belirleyici rol oynar.

2. Psikolojik Etmenler

Çocukluk dönemi deneyimleri ve aile içi dinamikler, kişilik gelişimi ve ruh sağlığı üzerinde derin izler bırakır.

  • Anne Yoksunluğu:
    • Annenin fiziksel olarak olmaması veya yetersiz/kötü bakım nedeniyle "maskelenmiş" anne yoksunluğu yaşanması durumudur.
    • Etkileri: Çocuğun zihinsel, duygusal, toplumsal ve bedensel gelişimini olumsuz etkiler. Kendine ve başkalarına güvensizlik, bağlanma sorunları ve duygusal küntlük görülme olasılığı artar.
  • Kusurlu Anne-Baba Tutumları: Ebeveynlerin çocuğa ya çok fazla müdahale ederek gelişimini engellemesi ya da çok az destek olarak onu yalnız bırakmasıdır.
    • İtici Davranışlar ve Sonuçları:
      • Açık Düşmanlık ve İlgisizlik: Baskı, dayak, azar, ceza gibi davranışları içerir. Sonucunda çocukta düşük benlik saygısı, çekingenlik, saldırganlık ve başkalarının etkisinde kalma eğilimi gelişir.
      • Çocuktan Kusursuz Olmasını Bekleme: Çocuğun yeteneklerinin üzerinde başarı beklemek ve onu başkalarıyla kıyaslamaktır. Sonucunda çocukta düşük benlik saygısı, mükemmeliyetçilik ve aşırı hırs gelişir.
      • Ödünleyici Aşırı Koruma: Çocukla sürekli birlikte olma ve onu aşırı koruma davranışıdır. Sonucunda çocukta düşük benlik saygısı ve bağımlı kişilik yapısı gelişir.
    • Diğer Kusurlu Tutumlar:
      • Tutarsızlık: Ebeveynlerin davranışlarında ve kurallarında tutarlı olmamasıdır.
      • Kardeş Kıskançlığı: Ebeveynlerin kusurlu tutumları sonucu pekiştirilebilir.
  • Psikolojik Travmalar ve Kayıplar:
    • Erken dönemde yaşanan fiziksel, duygusal veya cinsel istismar.
    • Anne veya baba gibi önemli birinin kaybı.

İlham Veren Bir Örnek: Thomas Edison ve Annesi Öğretmeni tarafından "şaşkın (akıl hastası)" olarak nitelendirilen ve okuldan uzaklaştırılan Thomas Edison'a annesi, öğretmenin mektubunu "Oğlunuz bir dahi, bu okul ona küçük geliyor, lütfen onu kendiniz eğitin" şeklinde okumuştur. Yıllar sonra Edison günlüğüne şu notu düşmüştür: "Thomas Alva Edison, kahraman bir anne tarafından, yüzyılın dahisi haline getirilmiş, 'şaşkın' bir çocuktu." Bu örnek, ebeveyn tutumunun bir çocuğun potansiyelini nasıl şekillendirebileceğinin güçlü bir kanıtıdır.

3. Sosyal (Çevresel) Etmenler

Bireyin içinde yaşadığı toplum ve çevre, ruh sağlığını doğrudan etkiler.

  • Toplumsal Baskılar: Okul, iş ve arkadaş çevresindeki olumsuz tutumlar, dini ve politik baskılar, ırk ayrımcılığı.
  • Yaşam Koşulları: Kötü yerleşim koşulları ve yoksulluk.
  • Büyük Ölçekli Krizler: Kıtlıklar, depremler ve savaşlar gibi olaylar toplum genelinde ruhsal dengenin bozulmasına neden olabilir.

Ruhsal Hastalıklarda Görülen Genel Belirtiler

Ruhsal yaşantı; bilişsel, duygulanım/duygudurum ve davranış alanlarındaki işlevlerin bütünleşmesiyle oluşur. Bu alanlardaki bozulmalar, ruhsal belirtileri ortaya çıkarır.

1. Davranışla İlgili Belirtiler

  • Harekette Değişiklikler
  • Uykuda Değişiklikler
  • Beslenmede Değişiklikler
  • Konuşmada Değişiklikler

2. Bilişsel Belirtiler

  • Bilinç Değişiklikleri
  • Dikkat Değişiklikleri
  • Oryantasyon (Yönelim) Değişiklikleri
  • Bellek Değişiklikleri
  • Algı Değişiklikleri
  • Düşünce Değişiklikleri

3. Duygulanım/Duygudurum ile İlgili Belirtiler

  • Duygulanım (Affect): İçten veya dıştan gelen uyaranlara karşı verilen kısa süreli, anlık ve bedensel belirtilerin eşlik ettiği duygusal tepkidir.
    • Örnekler: Ürkme, korkma, kaygı, öfke, neşe.
  • Duygudurum (Mood): Duygulanıma göre daha uzun süreli, kalıcı ve daha az yoğun olan duygusal tepkidir.
    • Örnekler: Sevgi, kıskançlık, pişmanlık, utanç, gurur.

Bu alandaki bozulmalar, elem (keder) yönünden veya neşe yönünden değişiklikler olarak kendini gösterebilir.

--------------------------------------------------------------------------------

Örnek Vaka ve Öncelikli Hemşirelik Bakımı

Bu vaka, sunulan kaynak metindeki biyo-psiko-sosyal model ve belirti tanımları temel alınarak oluşturulmuş kuramsal bir örnektir.

Vaka Sunumu

Adı: Ali, 22 yaşında, bekar, üniversite öğrencisi.

Biyolojik Etmenler: Babasına şizofreni tanısı konmuş (%16 genetik yatkınlık riski). Ailede başka ruhsal hastalık öyküsü bulunmuyor.

Psikolojik Etmenler: Ali, ailenin tek çocuğu. Annesi tarafından "ödünleyici aşırı korumacı" bir tutumla büyütülmüş, her kararı annesi tarafından alınmış. Babasının hastalığı nedeniyle evde sürekli bir gerilim ve belirsizlik ortamı hakim olmuş. Bu durum, Ali'de kendine güvensizlik ve yoğun kaygı gelişimine zemin hazırlamış.

Sosyal Etmenler: Ailesinin ekonomik durumu kötü olduğu için hem okuyup hem çalışmak zorunda kalmış. Üniversitede arkadaş ilişkileri kurmakta zorlanıyor ve kendini "dışlanmış" hissediyor.

Mevcut Belirtiler: Son altı aydır ders başarısı ciddi şekilde düşmüş, odasından çıkmamaya başlamıştır.

  • Davranışsal Belirtiler: Uykusu düzensizleşmiş, bazen hiç uyumuyor. Beslenmesi azalmış, belirgin kilo kaybı var. Konuşması dağınık ve zaman zaman anlamsız.
  • Bilişsel Belirtiler: Dikkatini toplamakta güçlük çekiyor. Bazen odasında kimse yokken birileriyle konuştuğu duyuluyor (algı bozukluğu). "Diğer öğrencilerin kendisine komplo kurduğunu" düşünüyor (düşünce bozukluğu).
  • Duygulanım Belirtileri: Yüz ifadesi donuk, olaylara karşı tepkisiz (duygusal küntlük).

Öncelikli Hemşirelik Bakımı

Bu vakada hemşirenin öncelikli bakım hedefi, hastanın güvenliğini sağlamak ve temel ihtiyaçlarını karşılayarak durumu stabilize etmektir.

  1. Güvenli Bir Ortam Sağlamak ve Terapötik İlişki Kurmak: Hastanın düşünce ve algı bozuklukları nedeniyle kendine veya başkalarına zarar verme potansiyeli değerlendirilmelidir. Hemşire, yargılayıcı olmayan, tutarlı ve dürüst bir yaklaşımla Ali'nin güvenini kazanmaya çalışmalıdır. Psikolojik geçmişi (aşırı korumacı anne, güvensizlik) göz önüne alındığında, güvene dayalı bir ilişki kurmak tedavinin temelidir.
  2. Temel Fizyolojik İhtiyaçların Karşılanması:
    • Beslenme: Ali'nin beslenmesindeki bozulma ve kilo kaybı önceliklidir. Yemek yeme konusundaki düşünceleri (örneğin zehirlenme korkusu) araştırılmalı, sevdiği ve yemeyi kabul ettiği yiyecekler küçük ve sık öğünler halinde sunulmalıdır. Sıvı alımı ve kilosu yakından takip edilmelidir.
    • Uyku: Uyku düzenindeki bozulma, bilişsel belirtileri ağırlaştırabilir. Sakin ve uyaranların az olduğu bir ortam sağlanmalı, uyku hijyeni konusunda destek verilmeli ve hekim istemine göre ilaç uygulaması yapılmalıdır.
  3. Bilişsel ve Davranışsal Belirtilerin Gözlemlenmesi ve Yönetimi:
    • Hemşire, Ali'nin konuşmalarını, davranışlarını ve duygusal tepkilerini dikkatle gözlemlemeli ve kaydetmelidir.
    • Algı bozuklukları (halüsinasyonlar) sırasında gerçekliğe yönlendirme yapılmalıdır. Örneğin, "Odada başka kimse olmadığını biliyorum, bu seslerin senin için korkutucu olduğunu anlıyorum" gibi empatik ve gerçekliği vurgulayan ifadeler kullanılmalıdır.
    • Düşünce bozuklukları (hezeyanlar) ile tartışmaya girilmemeli, ancak bu düşüncelere katılınmamalıdır. Dikkati gerçekçi ve somut aktivitelere yönlendirmek daha faydalıdır.

Bu öncelikli girişimler, hastanın akut dönemde stabilize olmasını, temel ihtiyaçlarının karşılanmasını ve daha ileri düzeydeki psikososyal müdahaleler için hazır hale gelmesini amaçlar.