Sanayileşme

Az önce rahmetli Necmettin Erbakan'ın sanayileşmeye dair yaptığı kalkınma planlarını tekrar inceledim. Sonra Devrim Arabaları'nı izledim yeniden. Bir küçükte araştırma yaptım vs.

Dikkat ettim de; o yıllardan bugüne hiç bir şey değişmemiş güzel ülkemde. Dış güçler diye tabir edilenlerin, içimizden birilerini satın almasının haricinde; sonraki jenerasyonlarda da vatanına, işine sadakat; kendine saygı gelişmemiş. El birliğiyle çalışıp yaptığı işi büyütmek, iş büyürse ülke de büyür mantığı halen oluşmamış kimsede.

Kimse kimsenin elinden, işin ucundan tutayım; birlikte büyüyelim demiyor. Kimin ipini çeksem de ilerlesem, kimin üzerine bassam da yükselsem derdinde burda herkes.. Vizyonsuz, sadece bugününü düşünen insanların ülkesi burası.. Şerefiyle çalışmak yerine; başkalarının servetine olan hasetliğin doğurduğu zarardan söz etmiyorum bile. Ahlakın olmadığı, ahkam kesmenin daniskasının yapıldığı bir ülke burası.. Güç birliği yok, güç savaşı var ülkem insanında. Kim ne yapmış, kim ne demiş, nasıl al aşağı etsemle yoğrulmuş zihniyetlerin ülkesi burası..

Kendi ülkesine ihanet eden, kendi memleketlisine üç kağıt yapan bir millet daha sanırım yoktur şu yeryüzünde. Yurtdışında arabanızı tamire vermeniz gerekiyor, kendi insanınız kazansın istiyorsunuz fakat: "Abi Türkler'den uzak dur." uyarısı alıyorsunuz. Öyle ki bu söz deyim haline gelmiş neredeyse, neden? Bir Türk'tense yabancıya güvenir olduk, neden!

Peki neden kendi insanı yerine Türk'ü çalıştırıyorlar, hiç sordunuz mu? Hayır, konu ucuz işçi değil. Türkler çalışkan evet; kendi ülkesinde karşılığını görmediği değeri, aynı özveriyle çalışarak başka ülkede fazlasıyla alacağını biliyor çünkü. Başarıpta bir ülkeye gidebilmişlerse, göçmenliğe razı gelip başka bir düzene ayak uydurmaya çalışıyorlarsa; bu insanlar zaten mücadeleci insanlardır çünkü. Dikkat edin bu insanlar sadece ekonomik koşullardan göç etmemişlerdir. Bunun da ötesinde en geçerli sebep kendi memleketlerinde bi' yerde uğradığı adaletsizliktir. Kimse vatanını kolay kolay terkedip gurbete gitmez. Göçmenlik sıfatının ne kadar ağır olduğunu, koşullarının, adaptasyonun ne kadar zor olduğunu bilmeden kimseyi yargılamayın. Farklı bir ülkede hayat kurmak, çalışmak, dile - kültüre adapte olmak, sorunlarla mücadele etmek kolay şeyler değil. Ülkesinden başka bir yerde kök salmak vatan hainliği hiç değil, lütfen adil olun. O insanların emeli kazandığı parayı ülkesine getirip bir fabrika kurarak istihdam sağlamak olamaz mı? Olabilir!

N’olur artık birbirimize köstek olmak yerine destek olup yeniden güçlenelim, ne olur yeniden güçlendirelim ülkemizi.. Üretip büyüyelim. Lütfen birbirimizle güç savaşı değil, güç birliği içerisinde olalım. Haseti kıskançlığı, sen şucusun sen bucusunu bırakıp biz olalım artık n'olur!

(Bir kaç kendini bilmezin hareketlerini, koca ülkeye mal etmeyecek kadar akıllı insanların okuduğunu varsayıyorum bu yazıyı.)