MÜNAZARA

Anayasanın 17. maddesine göre Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Bu bağlamdan yola çıkarak 
Kişinin can güvenliğinin olmadığı yerde oradan kendi hür iradesi ile ayrılma hakkı vardır. Can güvenliğini sağlamak için mağdura yardım etmeyebilir. Etik anlamda çoğunluk bunu hoş görmese de temel hak ve özgürlüklerimizde bulunan yaşama hakkı, kişi hürriyeti ve güvenliği gibi maddelere dayanarak kişi pek tabii yardım etmeme opsiyonunu tercih edebilir. Yani özetlemek gerekirse kişi dahil olmadığı bir suç üzerinden yargılanamaz. Bu konuda da İbn Esir el-Cezerî şöyle anlatır:Suç nedeniyle suçu işleyenin yerine başkasına ceza verilemez. Bir kişi de başkasının işlediği suçun cezasını çekemez. 
Kişiyi dahil olmadığı bir suç üzerinden yargılamak yerine işlenen suç oranlarını en aza indirebilecek daha farklı ve daha gelişmiş alternatifler göz önünde bulundurulabilir.
Güneykore en güvenli ülkelerden biri seçilmişti. Sebebi ise en ara sokaklarda bile CCTV dedikleri kameraların bulunmasıydı. Bu kameraların pek çok işlevi vardır. CCTV kameralar sayesinde devlet herhangi bir olayda 3. kişilere gerek kalmaksızın suçluyu kolay bir şekilde tespit edebilmektedir. Bu da Güneykore vatandaşlarının can güvenliklerini tehlikeye atmasına gerek kalmadan devletin güvenilir bir şekilde çözmesini sağlar. 
Ancak bizim ülkemizde bu tarz tedbirlerin alınmamasından kaynaklı olarak olaya halkın yani 3. kişilerin müdahale etmesi gerekmektedir. Fakat bence bu tür olaylara halkın değil devletin güvenlik güçlerinin müdahale etmesi daha sağlıklı sonuç verir. Olaylara 3. kişilerin dahil olması sonucu yaralama, yaralanma, delil kaybı gibi daha büyük karışıklıklar ortaya çıkabilir. Örneğin işlenmiş bir suçun ardından yetkililere haber verme durumunda yetkililer geldiğinde ortada bir suçlu yoksa eğer arayan kişiden şüphelenebilirler. Ve bu da olaydan bağımsız masum bir kişinin haksız yere yargılanmasına sebep olabilir. Günümüzde bir cinayet ya da bir yaralanma sonucu yararlanılabilecek bir kamera olmadığında parmak izinden kolay bir şekilde suçlu şahıs bulunulabilmektedir. Buradan örnek verecek olursak yine işlenmiş bir suçtan sonra mağdur olan kişiye, yaralıya fiziksel bir yardımda bulunulması sonucunda yine suçlu ortada yoksa yaralının üzerinde kişinin parmak izi kalabilir ve bu da yine sadece yardım etmek isteyen bir kişinin haksız yere yargılanmasına, suçsuz olduğu halde kanunen suçlu sayılmasına yol açabilir.