4. Kanıta Dayalı Bakım - sadece slayt
Yenidoğanın Bireyselleştirilmiş Gelişimsel Bakımı
Intra-uterin (anne karnı) ortam, fetüsün beyin gelişiminin olgunlaşması için en ideal ve uygun uyaranların sağlandığı çevredir. Bu ortamda bebek, fleksiyon pozisyonundadır ve ısı, ışık, gürültü gibi dış uyaranlardan minimum düzeyde etkilenir. Anne ile sürekli etkileşim halinde olduğu bu pozitif uyaranlarla dolu çevre, bebeğin beyin gelişimi için hayati bir öneme sahiptir.
Bireyselleştirilmiş Gelişimsel Bakımın Faydaları:
- Fizyolojik ve Gelişimsel İyileşmeler:
- Fizyolojik parametrelerde iyileşme
- Nörogelişimsel fonksiyonlarda artış
- Ebeveynlik rolüne uyumda artış
- Maliyet ve Stres Azalması:
- Hastanede kalış sürelerinde azalma
- Ebeveynlerin stres düzeylerinde azalma
- Bakım maliyetlerinde azalma
Bireyselleştirilmiş Gelişimsel Bakımın Temel Bileşenleri
- Çevresel ışık ve sesin kontrolü
- Yenidoğanın gelişimini destekleyecek aktiviteler
- Aile merkezli bakım
--------------------------------------------------------------------------------
1. Çevresel Işık ve Sesin Kontrolü
Işığın Kontrolü
Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi (YYBÜ) ortamındaki ışık, bebeğin fizyolojik stabilitesini ve santral sinir sistemini doğrudan etkiler. Bu durum, bebeğin uyku düzenini, beslenme alışkanlıklarını ve vücut ısısını değiştirebilir.
| Işıklandırma Önerileri | Değer |
| Ortalama Işık Şiddeti | 10-600 lüks |
| Gündüz Değeri | 300-580 lüks |
| Gece Değeri | 30 lüks |
YYBÜ'de Işık Kontrolü İçin Alınabilecek Önlemler:
- Doğrudan Işığı Engellemek: Bakım uygulamaları dışında bebeğin alanına direkt ışık gelmesini engelleyerek maruziyeti azaltmak.
- Gündüz-Gece Döngüsü Oluşturmak: Günün belirli saatlerinde ışık düzeylerini değiştirerek bebeğin REM (hızlı göz hareketi) uykusunu desteklemek ve korumak.
- Bireyselleştirilmiş Aydınlatma: Her bebeğin bakım alanı için ayrı bir ışıklandırma sistemi kurmak ve girişimler sırasında yatak başı aydınlatma kullanmak.
Sesin Kontrolü
Fetüs, anne karnında 18. haftada duymaya başlar ve bu yetenek 28. haftada tam olarak gelişir. Yenidoğan, gürültü kirliliğine veya yüksek frekanslı seslere maruz kaldığında fizyolojik stres belirtileri gösterir. Bu belirtiler arasında kalp hızında, kan basıncında ve solunum sayısında artış ile korku tepkisi yer alır.
YYBÜ'de Gürültü Seviyesini Azaltmak İçin Alınabilecek Önlemler:
- Mesai saatleri içinde "sessiz zaman dilimleri" uygulamak.
- Radyo, telefon, monitör ve infüzyon pompası gibi elektronik aletleri sessiz modda kullanmak.
- Yatak başı sohbetlerini ve vizitlerini kısıtlamak.
- Ağlayan bebeğe hemen müdahale etmek.
- Küvözün üzerine yabancı cisim koymamak, küvözü bir örtü ile örtmek ve içini ses emici panellerle kaplamak.
- YYBÜ'deki ses seviyesini düzenli olarak ölçmek ve personele bu konuda eğitimler düzenlemek.
--------------------------------------------------------------------------------
2. Yenidoğanın Gelişimini Destekleyecek Aktiviteler
Fetüs, intra-uterin hayatta sıcak, karanlık, sessiz, sakin ve sıvı dolu bir ortamda yaşar. Gelişimsel bakım aktiviteleri bu ortamı taklit etmeyi hedefler.
Uygun Pozisyonun Sağlanması
- Bebeğin hareketlerini kısıtlamadan fleksiyon postürünü (cenin pozisyonu) destekleyen ve konforunu artıran teknikler kullanılmalıdır.
- Battaniye veya kundak kullanılarak bebeğin etrafında "yuva" şeklinde güvenli sınırlar oluşturulmalıdır.
- Bebek, küvöz içindeyken veya transport sırasında daima kundakla sarmalanmalıdır.
Cenin Pozisyonu (Facilitated Tucking): "Bebeği yuvaya alma yönteminin bir alt formu olup, bebeğin üst ve alt ekstremitelerini el ile fleksiyonda tutarak, vücudu orta hatta yakın kapalı pozisyona alma işlemi" olarak tanımlanır. Bu yöntem bebek lateral, supine (sırtüstü) veya prone (yüzüstü) pozisyonundayken uygulanabilir.
Besleyici Olmayan Emmenin Desteklenmesi
Emerek beslenmenin henüz güvenli olmadığı 28-30. gestasyon haftalarındaki bebeklerde, nazogastrik veya orogastrik beslenme sırasında prematüre emzikleri kullanılır. Bu uygulama, bebeğin beslenme örüntüsünü ve çene gelişimini destekler.
Kanguru Bakımı
Erken dönemde sağlanan ten tene temas, anne-bebek arasındaki bağı güçlendirir ve pek çok kanıta dayalı fayda sunar. Annenin vücudu, sesi, kokusu ve dokunması (taktil uyarı) çevresel stresi azaltarak bebeğin santral sinir sisteminin olgunlaşmasını olumlu yönde etkiler.
Kanguru Bakımının Faydaları:
- Anne-bebek bağını artırır.
- Emzirme için en iyi başlangıcı sağlar ve emzirme süresini uzatır.
- Anne sütü alım miktarını artırır.
- Termoregülasyonu (vücut ısısını) düzenler.
- Uyku periyodunu düzenlemeye yardımcı olur.
- Uyanıkken bebeğin sakin kalmasını ve rahatlamasını sağlar.
- Kilo alımını destekler.
- Ailenin bakıma erken dönemde katılmasını sağlar.
- Prematürelerin erken taburculuğunu mümkün kılar.
- Ev ortamında annelere yeterli destek ve bebeğin takibini kolaylaştırır.
--------------------------------------------------------------------------------
3. Aile Merkezli Bakım
NIDCAP (Yenidoğan Bireyselleştirilmiş Gelişimsel Bakım ve Değerlendirme Programı): Bebekler ve aileler için bireyselleştirilmiş bakım sağlayan; sistem tabanlı, süreç odaklı, uyumlu ve duyarlı bir müdahaledir.
NIDCAP'in Kanıta Dayalı Sonuçları:
- Bebek İçin:
- Tıbbi sonuçları önemli ölçüde iyileştirir.
- Ventilatörde kalma süresini kısaltır.
- Kilo alımında iyileşme sağlar.
- Hastanede kalış süresini kısaltır.
- Gelişimsel sonuçlarda iyileşme sağlar.
- Bebek ve aile ilişkilerini geliştirir.
- Aile ve Personel İçin:
- Ebeveyn yeterliliğini artırır.
- Sağlık personeli ekiplerinin stresini azaltır.
- Sağlık personeli memnuniyetini artırır.
--------------------------------------------------------------------------------
Kanıta Dayalı Cilt Bakımı
Yenidoğanlarda cilt bakımının temel amacı, cildin olgunlaşmamış bariyer fonksiyonunu korumak, travmatik yaralanmaları azaltmak ve deri bütünlüğünü sağlamaktır. Yenidoğan cildi, doğum sonrası ilk iki-üç hafta içinde hızla olgunlaşarak bariyer fonksiyonunu kazanır. Bu nedenle bu dönemde cildin yakından izlenmesi kritik öneme sahiptir.
Cilt Bakımı Uygulamaları
- Banyo yaptırma
- Nemlendiricilerin kullanımı
- Bantların kullanımı
- Bez bölgesinin bakımı ve bez dermatiti
Banyo
İlk Banyo Zamanlaması (Kanıta Dayalı Sonuç): Geç preterm bir bebeğin ilk banyosunun en az 48 saat ertelenmesi;
- Cilt bariyerindeki hasarı azaltır (transepidermal su kaybını düşürür).
- Vücut sıcaklığının korunmasını sağlar.
- Banyo deneyimini bebek için daha konforlu hale getirir.
Banyo Yöntemleri:
- Küvet Banyosu:
- Su derinliği, bebeğin omuzlarını örtecek kadar olmalıdır.
- Gerekirse pH nötr bir temizleyici kullanılabilir.
- İdeal oda sıcaklığı 26-27°C olmalıdır.
- Koltuk altı, kasık, boyun ve kulak arkası gibi tüm cilt kıvrımları iyice kurulanmalıdır.
- Silme Banyosu:
- Bebeğin yüzünden başlanarak tüm vücudu silinir.
- En son bez bölgesi önden arkaya doğru silinir.
- Tüm vücut yumuşak hareketlerle dikkatlice kurulanır.
Karşılaştırma: Yapılan çalışmalar, yenidoğanların cilt hijyenini sürdürmede, konforu sağlamada ve vücut sıcaklığını düzenlemede küvet banyosunun, silme banyosuna göre daha etkili ve güvenilir olduğunu göstermektedir.
Nemlendiricilerin Kullanımı
Nemlendiriciler; cildin lipit seviyelerini geri kazandırır, transepidermal sıvı kaybını azaltır, doğal nemlendirme faktörlerini korur, cilt pH'ını normalleştirir ve cilt mikrobiyomunu korumak için önemli bir tamponlama kapasitesi sunar.
Bez Bölgesinin Bakımı ve Bez Dermatiti (Pişik)
Bez dermatiti, bebek bezinin altında kalan bölgede kapalılık, nem, sürtünme (friksiyon), üre ve dışkı gibi faktörlerin etkisiyle gelişen bir irritan kontakt dermatittir.
- Risk Faktörleri: Sık dışkılama, antibiyotik kullanımı, malabsorpsiyon, anormal rektal sfinkter tonüsü.
- Mekanizma: Bebek bezinin sık değiştirilmemesi, idrarla temas eden cildin pH'sının alkaliye dönmesine neden olur. Bu durum, mikroorganizmalarla kolonizasyona ve deride geçirgenliğin artarak iritasyona yol açar.
- Önleme: Hijyenik bakım, bez dermatitini önlemede en temel yöntemdir.
--------------------------------------------------------------------------------
Koronobiyolojik Beslenme
Bu beslenme yaklaşımı Melatonin, Beslenme ve Uyku arasındaki döngüsel ilişkiye dayanır. Anne sütünün içeriği günün saatine göre değişir ve "Gece Sütü" ile "Gündüz Sütü" arasında biyokimyasal farklar bulunur.
Kronobiyoloji ve Anne Sütü
Kronobiyolojik beslenme modelinde amaç, emzirmenin yapılamadığı durumlarda sağılmış anne sütünün, sağıldığı zamana uygun olarak bebeğe verilmesidir. Böylece bebeğin sirkadiyen ritmi desteklenir.
Uygulama Modelleri:
- İkili Döngü: Sağılmış sütler, 12'şer saatlik "gece" ve "gündüz" döngülerine ayrılarak verilir.
- Dörtlü Faz: Sütler, altışar saatlik "gece", "gündüz", "alacakaranlık" ve "şafak" fazlarına ayrılarak verilir.
Bu yaklaşım, bebeğin biyolojik saatinin doğal anne sütü ritmiyle eşleştirilmesini hedefler.