ceza özel 2. dönem 2. pratik

(A) cezaevinde büyük bir koğuşta kalmaktadır. (B) aynı koğuşta kalan ve (A) ya husumet besleyen bir kişidir: (B) bir gün (A)'ya gelen bir mektubu gizlice ele geçirip okur. İçinde (A)'nın ailesine ilişkin mahrem hususların yazılı olduğunu gören (B) tüm koğuşun ortasında bahsi geçen mektubu herkesin duyabileceği bir şekilde sesli olarak okur. Olaydan kısa bir süre sonra görüş gününde (A)'nın, annesiyle görüşeceğini fark eden (B). (A) ile annesi arasındaki konuşmaları dinleyebilmek için (A)'nın üzerine ses aktarma özelliği olan bir alet yerleştirip (A) ile annesinin görüiş sırasındaki konuşmalarını dinler. Daha sonra (B), cezaevindeki mahkumlardan bir diğeri olan (C) 'ye para verip ondan (A)nın banyo yaptığı sırada gizlice fotoğraflarımı çekmesini ister. (C) bu talebi yerine getirir. Daha sonra (B), (A) ile konuşur ve elinde söz konusu görüntülerin bulunduğunu, kendisine 20.000 TL değerindeki kol saatini vermediği takdirde bu görüntüleri ifşalayacağıı söyler. (A) mecbur kalarak kol saatini (B)'ye verir.

1- (B) ile (C)'nin ceza hukuku bakımından sorumluluğunu her bir paragrafta gerçekleşen olaylar bakımından ayrı ayrı değerlendiriniz.

Somut olayda ilk olarak B’nin A’ya gelen mektubu herkesin içinde okuması söz konusudur bu tck 132 (haberleşmenin gizliliğini ihlal) kapsamında değerlendirilir. Burada bir haberleşme ihlali yoktur, ifşa hali söz konusudur. Bu nedenle 132. maddenin 2. fıkrasına bakılır.

TCK132/ 2 : Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 

Daha sonra B, A’nın üstüne alet yerleştirip A’yı dinlemiştir. Madde 133- (1) Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 

Haberleşmenin olması için araya bir vasıta araç koyarak bir başkasıyla iletişime geçmesidir. Telefon, mail, mesajlaşma hepsi haberleşmedir fakat konuşmada arada kimse ya da herhangi bir araç yoktur. Aradaki temel fark budur. 

Daha sonra B cezaevindeki C‘ye para verip A’nın çıplak fotoğraflarını çektirip karşılığında para vermiştir. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu oluşmuştur.

Madde 134- (1) Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.

Özel hayatın gizliliği maddesinde hiçbir belirlemeye gidilmemiş özel haller sayılmamıştır, özelleştirmeye gitmediği için genel bir normdur. Burada bu genel norm uygulanır. 

B’nin A’ya 20bin tl değerindeki kol saatini istemesi vermemesi durumunda fotoğraflarının elinde olduğunu söylemesi sonucunda A’nın zorla kol saatini B’ye vermesi şantaj suçunu olusturur. TCK 107/2 fıkrasında : Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması halinde de birinci fıkraya göre cezaya hükmolunur. Yağma suçunun olusmamasının sebebi yagmada sayılan kişinin hayatına malvarlıgına cinsel dokunulmazlıgına ve vücuduna yönelik bir cebir veya tehdit olmasıdır. Somut olayda tehditin konusu sayılan bu şeylerin konusuna girmediği için burada yagma suçu yoktur. 
B’nin saatini zorla vermesi yani rızası dışında vermesi A için hırsızlık suçunu oluşturur. Madde 141- (1) Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. 

Olayda C için öngörülen suç tck 134 özel hayatın gizliliğidir. B azmettiren, C ise müstakil(doğrudan) faildir. 

OLAY II

(A) bir cumartesi gecesi bir gece kulübüne gider. Gece kulübünde oraya gelen müşterilerın kendi paltolarını astıği genel kullanıma açık bir askılık görür. Askılıktaki paltoların nezaret altında olmadığını fark eden (A) askılıktaki 5 adet paltoyu çalar. Altıncı paltonun cebinde ise bir çikolata olduğunu görür ve bu çikolatayı ağzına atar.

1.(A)'nın ceza hukuku bakımından sorumluluğunu değerlendiriniz.     

Somut olayda A, hırsızlıgın nitelikli hali olan suçun gece vakti işlenmesi suçu vardır. 5 tane palto alması durumunda ise, aynı neviden fikri içtima vardır. Tek bir fiille bir suçu birden fazla kişiye karşı işlemesi hali aynı neviden fikri içtimadır. Hırsızlık suçunun arttırımlı hali uygulanır. A’nın çikolata yemesi ise Malın değerinin az olması kapsamında değerlendirilir.

Madde 145- (1) Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir. 

2.Söz konusu paltoların başıboş bırakılmadığını, aksine bir görevliye emanet edildiğini ve bu görevlinin paltoları sakladığı yerden çalındığını varsayınız. Bu ihtimalde "a" şıkkına vermiş olduğunuz yanıtta herhangi bir değişiklik meydana gelir miydi?
Açıklayınız.

Somut olayda paltoların teslim edildiği kişi paltoların zilyedi olur. Hırsızlık suçunun mağduru malın zilyedi olur. Yani somut olayda hırsızlık suçunun mağduru paltoların teslim edildiği görevlidir. Suçtan zarar gören de malın malikidir. Hırsızlık suçu oluşmuştur. Burada ilk sorudan farklı olarak aynı neviden fikri içtima hükümleri uygulanmaz çünkü suç tek bir kişiye karşı işleniyor. 

 

3.(A)' nın paltoları aldığı sırada görevlinin (A)'yı gördüğünü, "dur" diye bağırıp peşinden koştuğunu ve (A)'nın (B)'ye bıçak doğrultarak "üzerime gelme yoksa bıçaklarım" dediğini ve bunun akabinde olay yerinden kaçtığını varsayınız. Bu ihtimalde "b" şıkkına vermiş olduğunuz yanıtta herhangi bir değişiklik meydana gelir miydi? Açıklayınız.

Eski tckda hırsızlık suçunun yağmaya dönüşmesi durumunda düzenlenen bir hüküm vardı yeni tckda böyle bir düzenleme yok. Yeni tckya göre eğer hırsızlık suçu işlenirken işin içine cebir tehdit girerse yağma suçuna döner. Burada yağma suçu olabilmesi için önemli olan cebir ve tehdit suçunun hırsızlık esnasında işleniyor olmasıdır. Yani hırsızlık suçu tamamlanmadan önce tehdit ve cebir gerçekleşmişse yağma suçu oluşmuştur. Somut olayda hırsızlık suçu tamamlanmadan tehdit olduğu için bu yağma suçudur. 

4. (A) söz konusu paltoları peşinden gelen malın sahiplerine bir bıçak doğrultu paltoları vermediği takdirde onu öldüreceğini söyleyerek almış olsaydı "b" şıkkına vermiş olduğunuz yanıtta herhangi bir değişiklik meydana gelir miydi? Içtima hükümlerini de göz önünde bulundurarak değerlendiriniz.

Yağma suçu vardır hırsızlık suçu tamamlanmadan tehdit gerçekleştiği için yağma suçunu oluşturur. İçtima hükümlerine göre ise aynı neviden fikri içtima vardır, tek bir fiille birden fazla kişiye karşı suç işlenmiştir fakat içtima hükümleri için dikkat edilmesi gereken husus tck 43/3 maddesidir. (3) Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz. Yağma suçunda aynı neviden fikri içtima uygulanmaz, dolayısıyla burada 5 tane yağma suçunun oluştugunu söyleriz. 

OLAY III 

(A) yeni bir masaüstü bilgisayar satın almıştır. Arabası olmadığı için bilgisayarı evine kendısı taşıyarak götüren (A) bir müddet sonra yorulur ve bilgisayarı yolda karşılaştığı arkadaşı (B)'ye emanet edip lavaboya gider. (A) lavabodan döndükten sonra (B)'nin bilgisayarı bir başkasına sattığını öğrenir.

  1. (B)' nin ceza hukuku bakımından sorumluluğunu değerlendirınız. 
    Burada hırsızlıktan ayrılan nokta hırsızlıkta malikin rızası dısında elinden çıkan bir mal vardır somut olayda ise malikin rızası ile arkadaşına malı verme söz konusudur. Mal rıza ile elden çıkmıştır. Olayda bakacağımız temel husus malın elden nasıl çıktığıdır. Burada güveni kötüye kullanma suçu vardır. Madde 155- (1) Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır. 
  2. (A)'nın eşyayı taşırken zorlanması sebebiyle ücreti karşılığında bir hamaldan bu eşyayı taşımasını istediğini ve hamalın eşyayı taşırken (A)'nın dalgın olduğunu fark ettiğı bır anda eşyayı alıp kaçtığını varsayınız. Hamalın ceza hukuku bakımından sorumluluğunu     değerlendiriniz.      

.Kişinin zilyet olduğunu kabul edebilmek için mal üzerinde bağımsız tasarruf yetkisinin ve malın fiili olarak elinde olması gerekir. Eğer kişinin bağımsız olarak mal üzerinde tasarruf yetkisi yoksa o kişi zilyet değildir. Somut olayda hamal taşıdığı malı fiili olarak elinde bulunduruyor ve malikin rızasıyla malı elinden çıkmıştır yani hamal zilyet konumundadır hırsızlık suçu yoktur burada güveni kötüye kullanma suçu vardır. 

3. (A)'nın mağazadan çıktıktan hemen sonra eşyayı taşırken zorlandığımı fark eden (C)'nin bilgisayarı alıp kaçmak maksadıyla (A)'ya gidip kendisinin bilgisayarı satan marketin hamalı olduğunu ve dilerse ona bilgisayarı taşıma konusunda yardım edebileceğini söylediğini ve bunun akabinde (A)'nın bu teklifi kabul ettiğini ve bundan kısa bir müddet sonra (C)'nin bilgisayarı alıp kaçtığını varsayınız. (C)'nin ceza hukuku bakımından sorumluluğunu değerlendiriniz. 

Somut olayda adam rızası ile malı vermiş olsa da hileli bir durum vardır. Adamın iradesi aldatılmıştır. Dolayısıyla dolandırıcılık suçu vardır. Dolandırıcılık suçu için bir irade vardır fakat bu irade hileli aldatmalı yani gerçek olmayan bir irade taşır. Madde 157- (1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.

4.(A)'nın aslında (C)'ye 20.000 TL borcu olduğunu ve (C)'nin bu sebeple böyle bır yola başvurduğunu varsayınız. Bu durumda "c" şıkkına vermiş olduğunuz yanıtta herhangi bir değişiklik meydana gelir miydi? Açıklayınız.

Daha az cezayı gerektiren hal

Madde 159- (1) Dolandırıcılığın, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi halinde, şikayet üzerine, altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. Burada Yargıtayın görüşü, hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili varsa bu miktar alacağın ana para kadar veya ana alacağının faizleriyle olması gerekir alacağın miktarını çokça aşarsa bu hükümden yararlanamaz. 

5. (A)'nın akıl hastası olduğunu ve söz konusu bilgisayarın da zaten halihazırda mülkiyetinde bulunan bir eşya olduğunu varsayınız. Bu durumda "c" şıkkına vermiş olduğunuz yanıtta herhangi bir değişiklik meydana gelir miydi? Çeşitli ihtimaller çerçevesinde değerlendıriniz.

Akıl hastası kişinin iradesi olmadığı için burada dolandırıcılık suçundan bahsedemeyiz dolandırıcılık suçu için iradenin hileli bir şekilde etkilenmesi gerekirdi fakat akıl hastasının iradesi olmadıgı için burada hırsızlık suçu oluşmuştur. 2) Suçun;

a) Kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden yararlanarak, işlenmesi hali vardır hırsızlık suçunun nitelikli hali vardır. 

Diğer bir ihtimal ise, akıl hastalığının derecesine göredir. Akıl hastası olan kişi eğer irade yeteneğinden çok yoksun olmayacak biriyse algılama yeteneği az da olsa varsa bu durumda dolandırıcılık suçunun nitelikli hali olan  TCK 158/c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle, nitelikli hali işlenmesi hali söz konusu olur. 

BURADA ALGILAMA YETENEĞİNE GÖRE BAKILIR. ALGILAMA YETENEĞİ HİÇ YOKSA HIRSIZLIK SUÇU ÇÜNKÜ ETKİLENECEK BİR İRADEYE SAHİP DEĞİL ALGILAMA YETENEĞİ VAR AMA ZAYIFSA DOLANDIRICILIK SUÇU OLUŞUR.