Anıl

Bir varmış, bir yokmuş… Güneş’in aslan gibi parladığı bir yaz günü, 29 Temmuz 1999’da, Ankara’da bir çocuk dünyaya gelmiş. Bu çocuk, yıldızların rehberliğinde özel bir yolculuğa çıkmaya hazırlanıyormuş. Güneşi Aslan burcundaymış, yani kalbi cesur, ruhu lider ve ışığı her zaman göz kamaştırıcıymış. Ancak bu ışık, gölgelerle dans etmek zorundaymış; çünkü sekizinci evde doğan bir Güneş, dönüşümün, derin keşiflerin ve gizemlerin de habercisiymiş.


 

Bu çocuk, göz alıcı bir yıldız gibi toplum içinde parlamak istese de, zaman zaman kendini derinliklere çekilirken bulurmuş. Hayatında güçlü değişimler, kayıplar ve yeniden doğuşlar kaçınılmazmış. Ama her defasında küllerinden yeniden doğmayı öğrenen bir ruhu varmış. Akrep burcundaki Mars’ı ona savaşçı bir ruh ve keskin bir sezgi vermiş, ama aynı zamanda bazen fazla inatçı ve gizemli biri olmasına sebep olmuş.


 

Bu kahramanın Ay’ı Kova burcundaymış. Bu, onun özgürlüğüne düşkün, sıra dışı bir ruha sahip olduğunu gösteriyormuş. Kalabalıklar içinde bile kendi dünyasında yaşayan biriymiş, fakat insanlara karşı büyük bir merakı varmış. Onları gözlemler, anlar, ama fazla bağlanmaktan kaçınırmış. Zihni, bilimsel ve yaratıcı fikirlerle doluymuş; bazen de geleceğin dünyasında yaşayan bir dâhi gibi hissedermiş.


 

Yol boyunca ona rehberlik eden kadim bilgelik, haritasındaki büyük kare ve T-kare açılarıyla ona meydan okumaktan çekinmezmiş. Zorluklar, krizler ve dönüşümler, onun ruhunun güçlenmesi için birer sınavmış. Ama kader, ona büyük ödüller de sunmuş: Bir liderin cesareti, bir filozofun bilgeliği ve bir kâşifin merakı.


 

Onun en büyük sırrı, karanlıkta bile kendi iç ışığını bulabilmekmiş. Herkesin çözümsüz sandığı durumlara yeni yollar açabilen, kendini sürekli dönüştüren ve gelişen bir ruhmuş. Sezgileriyle yolunu bulur, aşkı ve tutkuyu derinlemesine yaşar, ama hiçbir zaman tamamen çözülmez bir bilmece gibi kalırmış.


 

Ve böylece, yıldızların ona fısıldadığı hikâyeyi yaşamaya devam edermiş… Kendi krallığını yaratana, içsel gücünü keşfedene ve dünyaya iz bırakana kadar. Gökyüzü onun haritasını çizmişti, ama masalın sonunu yazmak tamamen ona kalmıştı.