3. TEDAVİ EDİCİ ORTAM
1. Tedavi Edici (Terapötik) Ortam
Tedavi edici ortam, hastanın iyileşmesini, sağlığını yükseltmesini ve en kısa sürede sosyal yaşama dönmesini hedefleyen, ortamdaki tüm kaynakların hasta için ideal bakımı sağlayacak şekilde düzenlendiği dinamik atmosferdir. Bu ortamı oluşturma ve sürdürme, psikiyatri hemşireliğinin temel uygulama standartlarından ve becerilerinden biridir.
Tarihsel Gelişim
- 1700'ler (Pinel): Ortamın önemini vurgulayarak "moral tedavi" kavramını ortaya atmıştır.
- 1800'ler (Tuke): Hoşgörü, düzenli egzersiz, aile ortamı ve zamanı iyi kullanma gibi kavramları öne çıkarmıştır.
- Maxwell Jones: İlk kez "Tedavi Edici Ortam" terimini kullanmış ve bunu yatan hasta ortamı için kültürel normlar içeren bir yapı olarak tanımlamıştır.
- 1960'lar: Hemşireler, tedavi edici sosyal ortamı oluşturmada aktif rol almaya başlamıştır. Amerika Hemşireler Birliği, bunu bir Psikiyatri Hemşireliği Uygulama Standardı olarak belirlemiştir.
Hedef ve İlkeler
Tedavi edici ortamın temel hedefi, hastanın hastaneye yatış nedenini fark etmesine ve iyileşmesine yardımcı olmaktır. Bu süreçte her hastanın bireysel gereksinimleri dikkate alınmalıdır.
- Hastanın temel ihtiyaçlarını gidermek.
- Kendisini ifade etmesini sağlamak.
- Sağlık ekibi ile iletişiminden maksimum fayda sağlamak.
- Diğer bireylerle ilişkilerini geliştirmek.
- Benliğini desteklemek, özsaygısını ve özgüvenini yükseltmek.
- Problematik davranışlarını kontrol etmesini sağlamak.
- Olumlu başa çıkma yöntemleri geliştirmek.
- Daha uyumlu sosyal beceriler kazanmasını sağlamak.
- Yeniden sosyalleşmesini (resosyalizasyon) desteklemek.
- Birim yönetimine katılımını sağlamak.
Özellikleri
- Demokrasi: Herkesin söz hakkının olduğu bir ortam.
- Katılımcılık: Hastaların tedavi ve birim yönetimi süreçlerine dahil edilmesi.
- Toplumsallık: Ortamın sosyal bir yapı olarak işlemesi.
- İnsancıllık: Bireye değer veren, saygılı bir yaklaşım.
Unsurları (Bileşenleri)
| Unsur | Açıklama | Detaylar |
| Güvenlik / Emniyet | Hasta, çalışan ve ziyaretçileri fiziksel ve psikolojik tehlikelerden korumaktır. | Fiziksel Önlemler: Kibrit/çakmak kullanımının kısıtlanması, kesici aletlerin (bıçak, çakı, cam materyal) ortamdan uzaklaştırılması, kimyasal maddelerin (kolonya, deterjan) kilit altında tutulması, ilaçların güvenli yerde saklanması ve hastanın ilacı yuttuğundan emin olunması. |
| Yapılandırılmış Ortam | Birimin fiziksel yapısını, kurallarını, görev dağılımını ve aktivitelerini içerir. | Aktivite Grupları: Sosyal beceri, fiziksel egzersiz, psikoeğitim, meslek ve geçiş grupları. |
| Normlar | Ortamdaki davranış standartlarıdır. | Şiddet içermeyen tutum, fiziksel ve duygusal güvenlik, kişisel kontrol, bireyselliğe ve mahremiyete saygı, bireysel sorumluluk alma. |
| Sınırlar | Ortamda kabul edilebilir ve edilemez davranışları belirlemektir. | Hemşire, bu sınırların net ve tutarlı bir şekilde uygulanmasından sorumludur. |
| Denge | Hastanın bağımsız ve bağımlı davranışlarının yönetilmesidir. | Hastayı desteklemek ile ona sorumluluk vermek arasındaki dengeyi kurmayı gerektirir. Bilgi, beceri ve sabır gerektirir. |
| Esneklik / Değişebirlik | Ortam kurallarının ve düzenlemelerinin ihtiyaçlara göre sürekli gözden geçirilmesidir. | Katı bir yapı yerine, bireysel ihtiyaçlara uyum sağlayabilen bir düzeni ifade eder. |
Unutma: Hemşireler, tedavi edici ortamın şekillendiricisi, yöneticisi ve kullanıcısıdır. Ortamın terapötik olup olmaması büyük ölçüde hemşirelerin becerilerine bağlıdır.
--------------------------------------------------------------------------------
2. Tedavi Edici (Terapötik) İletişim
İletişim, duygu ve düşüncelerin akla uygun şekilde başkalarına aktarılmasıdır. Hemşirelikte iletişim, "ağrı tedavisinde morfin kullanılması kadar önemli ve yararlı olabilir; veya tam aksine açık bir yaraya toz veya tuz serpmeye benzer biçimde kullanılabilir." Etkili iletişim; hizmetten memnuniyeti, tedaviye uyumu ve motivasyonu artırır, hemşirenin ise iş yükünü azaltarak iş doyumunu yükseltir.
Terapötik İletişim Teknikleri
| Teknik | Amacı / Faydaları | Örnek |
| Gözlemleri İletmek | Hastada değer verildiği hissini uyandırır ve farkındalığını artırır. | Hemşire: "Aslında düne göre çok daha iyi görünüyorsunuz. Dün benimle hiç konuşmadınız ve sürekli uyudunuz, bugün ise gülümsüyorsunuz." |
| Konuşmayı Cesaretlendirmek | Bilginin açığa çıkmasına, duygu ve düşüncelerin rahat paylaşılmasına yardımcı olur. Hastayı aktif konuma getirir. | Hemşire: "Devam edin...", "Evet...", "Sonra ne oldu?" |
| Keşfetmek | Hastanın durumunu netleştirir, yanlış anlaşılmaları engeller ve ayrıntıların fark edilmesini sağlar. Veri toplamayı kolaylaştırır. | Hemşire: "İşteyken stres yaşadığınızı söylediniz. Sizde stres oluşturan durumları açıklayabilir misiniz?" |
| Kabullenici Davranmak | Hastanın güven ve saygınlık duygusunu artırır. Eleştirilmeyeceğini bilen hasta kendini daha objektif ifade eder. | Hasta: "Tedaviler hiçbir işe yaramayacak, boşuna canım acıyor, artık ilaç kullanmak istemiyorum." <br> Hemşire: "Tedaviye karşı tepkilerinizi anlıyorum fakat ilacı bırakmanız sağlığınızı olumsuz etkiler." |
| Duygulara Yoğunlaşmak | Hastanın dikkatini önemli noktalara çeker. Sözel olarak ifade edilemeyen duyguların paylaşımını kolaylaştırır. | Hasta: "Eşimin eve geç gelmesi ve sürekli sigara içmesi canımı sıkıyor." <br> Hemşire: "Bütün bunlardan bunalmış gibisiniz." |
| Açıklığa Kavuşturmak | Anlamların ortak hale gelmesini sağlar ve yanlış anlaşılmaları önler. Doğru veri toplamaya yardımcı olur. | Hemşire: "Ne demek istediğinizi tam olarak anlayamadım. Duygularınızı biraz daha açık ifade edebilir misiniz?" |
| Özetlemek | Önemli noktaları yeniden fark ettirir, konunun dağılmasını önler ve bir uygulama planı için temel oluşturur. | Hemşire: "Bugün sizi çok etkileyen bir konu üzerinde konuştuk; bunlar..." |
| Kapsamın / Duyguların Yansıtılması | Hastanın söylediklerini farklı kelimelerle veya anlaşılan duyguyu ifade ederek geri bildirmektir. | (Duygulara yoğunlaşma ile benzerdir.) |
| Bilgi Vermek | Hastanın tedavi süreci, durumu veya seçenekleri hakkında doğru ve net bilgi sahibi olmasını sağlar. | (Kabullenici davranma örneğindeki gibi, ilacı bırakmanın sonuçları hakkında bilgi vermek.) |
--------------------------------------------------------------------------------
Örnek Vaka Analizi
Vaka Sunumu
Bir hasta, tedavi sürecinde hemşireye şu ifadelerde bulunuyor: "Tedaviler hiçbir işe yaramayacak, boşuna canım acıyor, artık ilaç kullanmak istemiyorum, hastaneden nefret ediyorum."
Öncelikli Hemşirelik Bakımı ve Yaklaşımı
Bu vakada hemşirenin öncelikli hedefi, hastanın güvenliğini sağlamak ve terapötik bir ilişki kurarak altta yatan nedenleri anlamaktır. İzlenmesi gereken adımlar şunlardır:
- Psikolojik Güvenliği Sağlamak ve Güven İlişkisi Kurmak:
- Teknik: Kabullenici Davranma. Hemşirenin ilk tepkisi hastayı yargılamak veya hemen karşı çıkmak olmamalıdır. Hastanın öfkesini, umutsuzluğunu ve acısını anladığını göstermelidir. Kaynaktaki örnekte olduğu gibi, "Tedaviye karşı tepkilerinizi anlıyorum..." cümlesi, hastanın duygularını geçersiz kılmadan diyaloğa başlamak için en doğru yaklaşımdır. Bu, hastanın kendini güvende hissetmesini ve dinlendiğini fark etmesini sağlar.
- Duyguları ve Düşünceleri Derinlemesine Anlamak:
- Teknik: Duygulara Yoğunlaşmak ve Keşfetmek. Hasta, birden fazla olumsuz duygu (umutsuzluk, öfke, fiziksel acı) ifade etmektedir. Hemşire bu duyguların kaynağını anlamalıdır.
- "Tedavinin işe yaramayacağını düşünmek sizi çaresiz hissettiriyor olmalı." (Duygu Yansıtma)
- "Canınızın acıması dışında sizi en çok zorlayan nedir?" (Keşfetme)
- "Bu düşüncelere kapılmanıza neden olan belirli bir durum oldu mu?" (Keşfetme)
- Bu sorular, hastanın genel şikayetinin altındaki özel nedenleri ortaya çıkarmaya yardımcı olur.
- Teknik: Duygulara Yoğunlaşmak ve Keşfetmek. Hasta, birden fazla olumsuz duygu (umutsuzluk, öfke, fiziksel acı) ifade etmektedir. Hemşire bu duyguların kaynağını anlamalıdır.
- Fiziksel Güvenliği Sağlamak ve Bilgilendirme Yapmak:
- Teknik: Bilgi Vermek. Hasta ilacını bırakma niyetini açıkça belirtmiştir. Bu durum, doğrudan bir güvenlik riskidir. Hemşire, hastanın duygularını anladıktan ve dinledikten sonra, tedaviye devam etmenin önemini sakin ve net bir dille açıklamalıdır.
- "İlacı bırakmanızın sağlığınızı olumsuz etkileyebileceği konusunda endişeliyim. İsterseniz tedavinin hedeflerini ve size nasıl yardımcı olacağını tekrar konuşabiliriz."
- Bu yaklaşım, hastanın özerkliğine saygı gösterirken tedavi edici ortamın sınırlarını (tedaviyi reddetmenin sonuçları) ve normlarını (sorunların konuşularak çözülmesi) hatırlatır.
Özetle, öncelikli bakım; hastanın öfke ve umutsuzluğunu kabullenici bir tavırla karşılamak, altta yatan nedenleri keşfetme ve duygulara yoğunlaşma teknikleriyle anlamaya çalışmak ve son olarak hastanın güvenliğini sağlayacak şekilde, tedaviye devam etmenin önemini bilgi vererek açıklamaktır. Bu süreç, baştan sona terapötik bir iletişim ve güvene dayalı bir ilişki gerektirir.