Rümos oglu berkosa masal okuyorrr

Bir akşam, Rümos oğluyla birlikte rahat koltuklarına oturmuş, ona bir masal okumaya hazırlanıyordu. Oğlu Berkos, yatağında yatarken annesine bakıp gülümsedi. Rümos, elindeki kitapla ona doğru eğildi ve şefkat dolu bir sesle anlatmaya başladı:

"Bir zamanlar, yeşil çimenlerle kaplı büyük bir vadide yaşayan sevimli bir kuzu vardı. Bu kuzunun adı da Rümos'tu. Rümos, annesiyle birlikte her gün taze otlar yer, geniş meralarda koşar ve neşeyle zıplardı. Ama en çok sevdiği şey, akşamları annesinin ona anlattığı hikayeleri dinlemekti."

Berkos, annesinin anlattığı hikayeye dalmıştı. Annesinin sesindeki sıcaklık ve sevgi, onu hemen içine çekmişti.

"Bir gün," diye devam etti Rümos, "Rümos ve annesi vadinin ötesinde büyük bir ormanın bulunduğunu duydular. Rümos, ormanda kimlerin yaşadığını çok merak ediyordu. Annesiyle birlikte ormanı keşfetmeye karar verdiler. Yolculukları sırasında, koca bir ağacın gölgesinde mırıldanarak uyuyan sevimli bir kediyle karşılaştılar. Bu kedinin adı da Berkos'tu."

Berkos'un gözleri kocaman açıldı. "Anne, benim gibi mi?" diye sordu heyecanla.

"Evet, kuzum," dedi Rümos gülümseyerek. "Berkos, küçük kedi Rümos'un en iyi arkadaşı oldu. Birlikte ormanı keşfettiler, yeni arkadaşlar edindiler ve her akşam güneş batarken büyük ağacın altında buluşup maceralarını birbirlerine anlattılar."

Berkos, annesinin dizine yaslanarak gözlerini kapattı. "Sonra ne oldu anne?" diye mırıldandı.

"Sonra," dedi Rümos yumuşak bir sesle, "Rümos ve Berkos, birlikte büyüyüp ormanın koruyucuları oldular. Her gün yeni maceralara atıldılar, birbirlerine destek oldular ve dostluklarının ne kadar güçlü olduğunu herkese gösterdiler."

Rümos, Berkos'un uykuya daldığını fark etti. Saçlarını nazikçe okşayarak masalı bitirdi. "Ve onlar, sonsuza dek mutlu yaşadılar," diye fısıldadı. Ardından, oğlunun üzerine bir battaniye örterek odadan sessizce çıktı.

Berkos, annesinin sevgisiyle dolu bir rüyaya dalarken, Rümos'un anlattığı masalın tatlı anılarıyla uykuya daldı.