3. Yenidoğanda Güvenli İlaç Uygulamaları
1. Yenidoğan ve Yetişkin Arasındaki Temel Farmakolojik Farklılıklar
Yenidoğanların fizyolojisi, ilaçların vücuttaki yolculuğunu (farmakokinetik) yetişkinlerden önemli ölçüde farklı kılar. Bu farklılıklar, yaş dönemi özellikleri, vücut ağırlığı, bilişsel gelişim ve özellikle vücut sistemlerinin immatüritesinden kaynaklanır.
Yetişkinler ve Çocuklar Arasındaki Temel Farklılıklar:
- Yaş Dönemi Özellikleri: Organ sistemlerinin olgunlaşmamışlığı.
- Vücut Ağırlığı: İlaç dozları genellikle kg başına hesaplanır.
- Fizyolojik Farklılıklar: Vücut su ve yağ kompozisyonu, plazma protein seviyeleri farklıdır.
- Bilişsel Gelişim: İletişim kurma ve ağrıyı ifade etme yetenekleri yoktur.
- Gelişim Dönemlerine Göre Vücut Sistemlerinin İmmatüritesi: Özellikle karaciğer ve böbrek fonksiyonları tam gelişmemiştir.
İlaç Emilimindeki Farklılıklar
- Mide pH'ı: Yenidoğanda mide pH'ı daha az asidiktir, bu da asidik yapıdaki ilaçların daha az emilmesine neden olur.
- Kan Akımı: Çeşitli kas ve dokulardaki kan akımının yetersiz olması sebebiyle, kas içi (IM) ve deri altı (SC) yollarla verilen ilaçların emilimi daha azdır. Bu nedenle damar içi (IV) yol tercih edilir.
- Doku Yapısı: Kas ve yağ dokusunun azlığı, IV yolun tercih edilmesinde bir diğer faktördür.
- Gastrointestinal Faktörler: Sık görülen kusma ve ishal, ilaç emilimini olumsuz etkiler.
- Karaciğer ve Safra: Karaciğerin yeterince olgunlaşmaması enzim yetersizliğine yol açar, bu da emilimi düşürür. Benzer şekilde, safra asitlerinin yapımı ve transportunun düşük olması, yağlı ilaçların emilimini yavaşlatır.
- Deri Yüzeyi: Vücut ağırlıklarına oranla yüzey alanlarının çok daha geniş olması, deriden ilaç emilimini artırır.
İlaç Dağılımındaki Farklılıklar
- Plazma Proteinleri: Yenidoğan ve prematürelerde karaciğerin immatür olması, plazma proteinlerinin düşük seviyede olmasına neden olur.
- Toksisite Riski: Plazma proteinlerinin azlığı, ilaçların bu proteinlere bağlanmasını azaltır. Vücutta serbest kalan bağlanmamış ilaç miktarı artar ve bu durum toksik etki riskini yükseltir.
İlaç Metabolizasyonundaki Farklılıklar
- Karaciğer Kapasitesi: İmmatür karaciğer, vücudun ilaçları metabolize etme yeteneğini sınırlar, bu da toksik etki riskini artırır. Bu nedenle, yenidoğanlarda ilaç dozları arasındaki süre daha uzun tutulur.
- Gelişimsel Değişim: Yenidoğan döneminden sonra karaciğer tarafından ilaçlar daha hızlı metabolize edilir, bu da daha yüksek dozların daha sık uygulanmasını gerektirebilir. 3 yaşından 10 yaşına kadar karaciğer yüzeyinin genişlemesiyle ilaçlar iki kat daha hızlı metabolize edilebilir. İlaç metabolizması 12 yaşından sonra yetişkin seviyelerine benzer.
- Safra Yetersizliği: Yenidoğanlarda safra yetersizliği, safra ile atılan ilaçların (örn: digoxin) metabolizasyonunu yavaşlatır.
İlaç Atılımındaki Farklılıklar
- Böbrek Fonksiyonu: İlaçların büyük çoğunluğu idrarla atılır. Böbrekler tam olarak gelişene kadar ilaç atılımı sınırlıdır. Yenidoğanda glomerüler filtrasyon hızı (GFR) ikinci haftanın sonuna kadar yetişkin değerinin %40'ı kadardır ve ancak 2.5-5. ayda yetişkin seviyelerine ulaşır.
- Safra Yoluyla Atılım: Safra yetersizliği, safra ve gaita yoluyla atılan ilaçların vücuttan uzaklaştırılmasını da yavaşlatır.
--------------------------------------------------------------------------------
2. Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitelerinde (YYBÜ) İlaç Hataları
İlaç hataları; reçeteleme, dağıtım, hazırlama, uygulama ve ilacın etkilerinin izlenmesi aşamalarından herhangi birinde meydana gelebilir. YYBÜ'ler, yenidoğanları ilaç hatalarına karşı özellikle savunmasız kılan kendine özgü risk faktörleri barındırır.
YYBÜ'ye Özgü Risk Faktörleri
- Çok Küçük Dozlar: Mikrogram düzeyindeki dozların hesaplanması ve çekilmesi, hata payını en aza indirmeyi gerektirir.
- Karmaşık Çalışma Ortamı: Sürekli alarmlar, acil durumlar ve yüksek hasta devir hızı, dikkat dağınıklığına ve hatalara zemin hazırlar.
- İmmatür Organ Sistemleri ve İletişim Kısıtlılığı: Yenidoğanların fizyolojik kırılganlığı ve yan etkileri bildirememesi, hataların sonuçlarını ağırlaştırır.
- Kol Bantlarının Çıkarılması: Damar yolu açma gibi işlemler sırasında kimlik doğrulama aracı olan kol bantlarının çıkarılması, yanlış hastaya ilaç verme riskini artırır.
- Karmaşık Doz Hesaplamaları: Dozların gestasyon yaşına, doğum ağırlığına ve vücut yüzey alanına göre sürekli ayarlanması, hesaplama hatalarına yol açabilir.
- Yenidoğana Özel İlaç Formlarının Eksikliği: Yetişkin formundaki ilaçların seyreltilmesi (sulandırılması) ve bölünmesi, hazırlık aşamasında hata riskini artırır.
Hemşire Kaynaklı Hata Nedenleri
Hemşire kaynaklı hatalar genellikle sistemik baskıların ve bireysel faktörlerin birleşiminden doğar. Başlıca nedenler şunlardır:
- Bilgi Eksikliği: İlaçlar, yan etkileri veya uygulama ilkeleri hakkında yetersiz bilgi.
- Aşırı İş Yükü ve Olumsuz Çalışma Koşulları: Yetersiz personel ve yoğun tempo, aceleci davranmaya ve kontrol adımlarını atlamaya neden olabilir.
- İletişim Hataları: Hekimle veya diğer ekip üyeleriyle yaşanan iletişim kopuklukları.
- Kayıt Eksiklikleri: İlacın uygulandığı halde kayıt altına alınmaması, çift doz uygulamasına yol açabilir.
- Tecrübesizlik ve Motivasyon Eksikliği.
- Prosedürlere Uyumsuzluk: İlaç uygulama ilkelerinin (doğru hasta, doğru ilaç, doğru doz vb.) ihlal edilmesi.
- Doz Hesaplama Hataları: Özellikle sulandırma sırasında kuru toz hacminin hesaba katılmaması gibi teknik hatalar.
- Kısaltma Kullanımı: İlaç isimlerinde veya doz talimatlarında standart olmayan kısaltmalar kullanmak, yanlış anlaşılmalara neden olabilir.
3. Hemşirenin Rolü ve Sorumlulukları
Hemşire, ilaç güvenliğinin sağlanmasında merkezi bir role sahiptir. Bu rol, ilacı uygulamaktan çok daha fazlasını kapsar.
3.1. Temel Sorumluluklar ve Sekiz Doğru İlkesi
Hemşire, hekim istemine göre ilacı uygulamakla yükümlüdür ancak bu, sorgusuz bir uygulama anlamına gelmez. Güvenli uygulama için "Sekiz Doğru İlkesi"ne uyulmalıdır:
- Doğru İlaç
- Doğru Doz
- Doğru Yol
- Doğru Çocuk (Hasta)
- Doğru Zaman
- Doğru Yaklaşım
- Doğru Bilgilendirme
- Doğru Kayıt
3.2. Profesyonel Sorumluluğun Ötesi: Sorgulama ve Hasta Savunuculuğu
Hemşirenin profesyonel sorumluluğu, ilacı uygulamadan önce istemi sorgulamayı, hastanın durumunu değerlendirmeyi ve hasta için en güvenli olanı sağlamayı içerir.
- Farmakoloji Bilgisi: İlacın endikasyonunu, kontrendikasyonlarını, yan etkilerini ve diğer ilaç/besinlerle etkileşimini bilmek.
- Hasta Savunuculuğu: Yenidoğanlar gibi sesini duyuramayan savunmasız hastalar adına konuşmak, şüpheli durumlarda "hayır" demek ve güvenliği ön planda tutmak hemşirenin ahlaki ve mesleki görevidir.
- Sorgulama Kültürü: Hemşireler, bir ilacın dozu, yolu veya uygunluğu hakkında şüpheleri varsa, doğruluğundan emin olana kadar ilacı uygulamamalıdır.
3.3. Sorgulamayı Etkileyen Faktörler
Bir hemşirenin ilaç uygulamasını sorgulama kararı çeşitli faktörlerden etkilenir:
- Çalışma Ortamı:
- Pozitif Etkenler: Karşılıklı saygı, destekleyici rol modeller (kıdemli hemşireler, hekimler), sorgulamaya açık bir kültür ve öğrenme fırsatları, hemşirenin kendini güvende hissetmesini ve soru sormasını teşvik eder.
- Negatif Etkenler: Yoğun iş yükü, zaman baskısı, dikkat dağıtıcı unsurlar ve destekleyici olmayan (korkutucu, küçümseyici) personel, hemşirenin soru sorma konusundaki güvenini azaltabilir.
- Doğru Olanı Yapmak:
- Hemşireler, hastaya zarar vermemek için mesleki sorumluluklarının bilincindedir. Bu sorumluluk, hastanın savunmasızlığını kabul etmeyi ve onun adına konuşmayı gerektirir.
- İlaç Bilgisi ve Deneyim:
- Kaynaklara Güven: Kurumun güncel ve kapsamlı ilaç protokollerine olan güven, hemşirelere uygulama sırasında güvenlik sağlar. Protokol dışı bir istemle karşılaştıklarında sorgulama ihtiyacı hissederler.
- Hemşirelik Deneyimi: Deneyim arttıkça, hemşirelerin klinik muhakeme ve eleştirel düşünme becerileri gelişir, bu da onların ilaç uygulamalarını daha güvenle sorgulamalarını sağlar.
--------------------------------------------------------------------------------
4. Güvenliği Artırmaya Yönelik Stratejiler ve Sorumluluklar
Yenidoğanlarda ilaç güvenliğini sağlamak, sistemsel ve bireysel düzeyde çok yönlü bir yaklaşım gerektirir.
Sorumluluk Dağılımı: İsviçre Peyniri Modeli
Bu model, ilaç güvenliğinde sorumlulukların net bir şekilde ayrılmasını öngörür:
- Hekimin Sorumluluğu: İlaçları uygun dozlarda hesaplamak ve ilaç dosyasına yazmak.
- Hemşirenin Sorumluluğu: Yazılan ilacı çocuğa doğru ve güvenli bir şekilde uygulamak.
İlaç uygulama aşaması, hataları düzeltme olasılığının çok sınırlı olduğu ve hataların doğrudan hastaya zarar verdiği kritik bir noktadır.
Hata Önleme Stratejileri
- Eğitim: İlaç güvenliği eğitimi, uygulama hatalarını azaltmaya yönelik müdahalelerin temel bir unsurudur.
- Kapsamlı Yaklaşım: İlaç hataları, yerel bağlamın karmaşıklıklarını ele alan kapsamlı bir müdahale yaklaşımı gerektiren çok yönlü sorunlardır. Müdahaleden önce hataların temel nedenlerinin belirlenmesi zorunludur.
- Teknolojik Çözümler (EHR): Elektronik Sağlık Kayıtları (EHR), ilaç uygulama hatalarını otomatik olarak tespit etme potansiyeline sahiptir ve mevcut olay raporlama sistemlerinden daha iyi performans gösterebilir. Otomatik algoritmalar, gerçek zamanlı hata tespiti ve azaltılması için faydalı olabilir. Ancak, bu sistemlerin maliyeti ve göreceli maliyet etkinliği üzerine daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir.
Yasal Çerçeve ve Yüksek Riskli Durumlar
- Yönetmelikler: "Hemşirelik Yönetmeliği," çocuk sağlığı ve hastalıkları hemşireliği, yenidoğan hemşiresi ve yoğun bakım hemşiresinin ilaç uygulamaları ile ilgili görev, yetki ve sorumluluklarını tanımlamaktadır.
- Yüksek Riskli Alanlar: Uygulamada özellikle dikkat edilmesi gereken yüksek riskli alanlar şunlardır:
- Yüksek Riskli İlaçlar: Bilinmeyen tüm ilaçlar bu kategoriye girer.
- Sulandırıcılar: İlaçların hazırlanmasında kullanılan sıvıların türü ve miktarı kritiktir.
- Veriliş Yolu: İlacın doğru yoldan (IV, IM, oral vb.) verilmesi hayati önem taşır.