Başlık

.      G ö n ü l   i n s a n ı...

.      M   U   S   T   A   F   A   C   I   K'  L   I

.      A   Ş   I   K     M   U   S   T   A   F   A

• Aşık Mustafa'nın mezar taşında doğum tarihi 1884, ölüm tarihi 1953 yazılı.Fakat Aşık Mustafa'nın torunu Cemil  "dedem 1952 tarihinde 72 yaşında (1880 doğumlu olsa gerek) vefat etmiştir," dedi. 
* *
• Mustafacık'tan rahmetli Şıh Hasan Akdağ amca anlatmı
• Mustafacıkta Cumhuriyet'in kuruluşundan sonra ve CHP döneminde evlerde toplanıyor, halka kuruyor zikir ediyorduk. Zikrederken halka döndükçe ortalığı tozu duman kaplıyordu. Köyün dışına adamlar koyuyor, Jandarma baskınından haberdar olmak için tedbir alıyorduk. Ama ben isteksiz gidiyordum. Zikir gecelerinin gündüzünde caminin önünde toplanıyor gece hakkında konuşuyorduk.Bize soruyorlardı, sabah namazını Kabe'demi kıldınız Mescid-i Nebevi'de mi kıldınız diye? Güya bizler, zikredenler olgunlaşıp 'kalp gözü' açılıyor, "veli"oluyorduk. Ve bizi uçuruyorlar kafa buluyorlardı . Ben de ne uçması kaçması be diyordum! Zaten gece ortalık toz duman oluyordu. Ben ; zikir halkasındaki kişilerin samimi olmadığına İnanıyordum. Fakat bir kişi vardı o hariç. İşte o kişi  zikir meclisi'ne (halkasına) katılan  AŞIK MUSTAFA idi.  Eğer Aşık Mustafa sabah namazını Kabe'de kıldım dese hiç tereddütsüz doğru söylüyor diyebilirim. Çünkü Aşık Mustafa samimi ve gözü yaşlıydı.

• Mustafacık'taki zikir günlerine Karandere Köyü'nden Hacı Mirza(Bayazıt) da katılmaktadır. Bu zikir meclisine diğer köylerden katılanlar varsa dahi tesbit edemedik. 
Şerefli Aşireti köylerinde Bor'lu Kadir'i şeyhi Kuddus-i Ahmed Efendi'nin(1769-1849) irşad/zikir gibi faaliyetlerini yürüten müridleri vardır. Bu müridlerin ve Kadri tarikat'ının köylerdeki İslami eğitime büyük etkisi ve katkısı vardır. Kırsal kesimlerde eğitim ve zikir yazılıdan ziyade sözlü'dür. Kuddus-i Ahmed Efendi'den sonraki yıllarda bağlıları kırsal kesimdeki zikir günlerindeki zikir/vird ve eğitimlerini devam ettirmişlerdir. Mustafacık' lı Aşık Mustafa'da  bu Kadri tarikatına bağlı sonraki kuşaktandır.

•Sonraki kuşaktan Kadiri Şeyhi Borlu Kuddus-i Ahmed Efendiye bağlılarından Hacı Mirza Bayazıt bağlılığının nişanesi olarak torunun ismini Kuddusi koymuştur. 
* *
•Yukarıda bahsedilen Mustafacık Köyü Karandere Köyü'nün Çayırkuyu mevkisinin yaklaşık 3-4 Km. kuzey tarafında'dır. Mustafacık'lılar 1890 lı yıllardan itibaren 1963 kadar burada meskundur. Bu yerleşim yeri Mustafacığın üçüncü kere yer değiştirerek yerleştiği yerdir.

• Ancak Mustafacık 1890 lı yıllardan önce ikinci yerleşim yeri Karandere Köyü'nün yaklaşık 2 km. kuzeyinde Gözkayası dağı silsilesinin güney eteğinde ismi "Kışla" olarakta ifade edilen "Örenler"de Aşık Mustafa'nın doğduğu yerdir. 
***
•Aşık Mustafa çok fakir olduğu halde riyakarlığı,haramı ve  yalanı sevmeyen, dünya malına değer vermeyen,  Allah yolunda gözü yaşlı bir Hak dostu, Resulullah(sav) aşığı bir insan .Söylediği dörtlükler o devirde kayıda geçirilmediği için bize kadar intikal etmeyip,unutulmuş...Aşık Mustafa Yunus'ça dizeleri olan Ehl-i Tarık Allah dostu bir insan

• Vehbi (doğuştan) tevazulu, alçak gönüllü,duygu yüklü Aşık Mustafa gibi insanlara medrese ve ilahiyat ilmi görmeden , Allahla başbaşa yalnız olduğu zamanlarda zikrederken ve zikir meclislerinde gönül tellerine dokunulduğunda yıllarca ilim yapmadan sufi bir terbiye ile nefis terbiyesinde  ve ruhun olgunlaşmasında ete kemiğe bürünüp Yunusça bir yaşama seviyesini yakalıyorlardı.

• Günümüzde Aşık Mustafa gibi gönül telimize dokunan arif kişileri bulmakta ve yetiştirmekte zorluk çekiyoruz. 
***
•Aşık Mustafa hakkında  Rahmetli Hacı Doğruer (Kayınpederim) şu bilgileri vermişti : 27/06/2011
Fadıllı Köyü'nün çiftçi ağaları(zenginleri) Aşık Mustafa'ya "Siz çocuklarınızı büyütürken, büyü de seni Fadıllı'ya çiftçi (hizmetçi) olarak vereceğim diye seviyormuşsunuz öyle mi?" deyince Aşık Mustafa'nın izzeti nefsine dokunuyor ve şöyle cevap veriyor: "Siz de bizim çocukları severken Çiftçi babası diye seviyormuşsunuz öyle mi?"diyor. 
*
• Yine Hacı Doğruer (Kayınpederim) Aşık Mustafa'ya hakkında bana intikal ettirdiği dörtlüğü kaydedelim :

Hamzalıyı bozan İbiş'in Dede. 
Eceli arz eden Totuş'a gide.
Karyemiz içinde Karandere. 
Karamollauşağını köydenmi sayalım. 
***
Bozulmuş bostana ziyanlık kesilmez . 
Kelp'in delisine möhür basılmaz.
........................................................
Likkirin Yusuf anadan püsküllü.

• Dörtlüğün üçüncü satırı hatırlanamadı.

• Karandere Köyü'nün ilk yerleşim yeri "Kelt" mevkisi olduğu için dörtlükteki " kelp" kelimesi "Kelt"olsa gerek. Çünkü dörtlüğe  anlam olarak Karandere anlamında Kelt kelimesi uyumlu.

• Aşık Mustafa yukarıdaki dörtlüğü Karandere Köyünden Likkir'in Yusuf'un bozulmuş bostanı için Aşık Mustafa'nın oğluna ziyanlık (ceza) kesildiğinde söylemiş.
*
• Soyadı kanunu çıktığında Kodalak (İbrahim) bizim soyadımız 'Şimşek' olsun deyince Aşık Mustafa da bizimki de 'Yıldırım' olsun diyor. Aşık Mustafa'nın Kodalağın hal ve hareketini daha önceden sevmediği için bu çıkışı yapıyor.(Kaynak kişi Hacı Doğruer. ) 
***

• Aşık Mustafa'nın torunu Cemil Yıldırım'dan aldığım aşağıdaki dörtlükler:

Yine duman almış dağların başı. 
Gahbe devir yarayana yaradın. 
Bildiğim tepeler oldu kale . 
Gahbe devir yarayana yaradın .

Bir koyun kurdu dağdan aşırdı. 
Kırlangıç önünde kuzgun şaşırdı. 
Çavdar buğdayı alta düşürdü . 
Gahbe devir yarayana yaradın.

Aşık Mustafa'm der ki insan olanlar sözümü tanır. 
Elinde yüzüğü,fırsatmı tanır. 
Geçen bu devir,bir zaman gelir. 
Gahbe devir yarayana yaradın. 
***
• Aşık Mustafa' nın yaşantısına uygun dizelerden ziyade çevresindeki avam'ın hoşuna giden bir kaç tane yukarıdaki dörtlükler bize intikal etti. 
*
• Aşık Mustafa'nın kabri E-90 karayolunun Şereflikoçhisar'dan Aksaray istikametine doğru çıkışta,yaklaşık 5 kilometresinde, yolun sağ tarafında tek bir mezardır. Mezar taşı yazılıdır. Ziyaret etmek isteyenler için ,Aşık Mustafa vefat etmeden önce  "beni Karandere Köyünden Koçhisar istikametine giden yolun kenarına (yakınına) koyun ,yoldan geçenler ve Karanderelliler yanımdan geçerken ruhuma Fatiha okurlar"  diye varislerine vesiyet ediyor. Vasiyeti gereği 1952 yılında vefat ettiğinde Mustafacık Köyü Camisi havlusuna definden sonra ilerleyen günlerde çıkarılılp bugünkü yolun kenarına taşınıp defn ediliyor.

• Yoldan geçerken ; firaset sahibi olmanın ilerisinde, veli olduğu halde veliliğini bilmeyen, bu ümmü veliyi ziyaret edip  ruhuna fatiha göndermemiz mümkünmü? 
______________________________________
A  Ç  I  K  L  A  M  A   :

GEÇMİŞ YILLARDA PEÇENEK ŞEREFLİKOÇHİSAR ARASI YOL KARANDERE KÖYÜ ÜZERİNDENDİ.

• Aşık Mustafa'nın "Beni Karandere Köyü Koçhisar arasındaki yolun kenarına defn edin" dediği yolun açıklaması :

• Peçenek köylerinden Şeteflikoçhisara ulaşım motorlu araçlar çıkana ve Koçhisar boğazından Peçenek çayı boyunca yol açılana kadar Peçenek Köylerinin çoğu,Ortaköy ve Aksaray vs. köylerinin bir kısımı Karandere Köyü üzerinden deve, at, katır ve merkep lerle Koçhisarımıza ulaşıyormuş.

• Peçenek ten Karandere üzerinden Şereflikoçhisara yol ;Yeşilyurt (Çiftlik) köyünden Özyolu mevkisini takip ederek İmbat mevkisinden Karandere nin yaklaşık 500m-1km kuzeyinde doğu'dan batı istikametine Mustafacık Köyünün Cemenkızın gediği mevkisinden Şeteflikoçhisarımıza ulaşıyor. Bu Yol'un Özyol Karandere Köyü arası taşlarla örülerek yapılmış. Yol boyuncada telgraf direkleri mevcut. Zamanla telgraf direkleri kaldırılmış. Bu kesitte ki yolun taşlarla döşeli olduğu dönemi bilirim. Bu taşlar zamanla söküldü

• Şereflikoçjisar'a pazar kurulduğı günün akşamı ve Koçhisar Panayırının akşamları uzaktan gelen yolcular Karandere de geceliyorlarmış. Karandereliler o fakir halleri ve evlerinin müsait olmamasına rağmen uzaktan gelen tanıdıklar her hafta diyebileceğim şekilde  misafir ediyormuş.Köyde gecelemeden devam eden yolcular elbette çoğunlukta. Köy Odalarıda bu misafirlerle dolu. Düşünün   birgün sonra Koçhisar pazarına ulaşmak isteyen bu yolcu misafirlerin ulaşımda kullandıkları deve, at, katır ve merkeplerini.

• Peçenek çayı boyunca Koçhisar a ulaşan yol kullanılır ve aktif hale gelince,Karandere Köyü üzerinden Mustafcık'ın Cemenkızıngedikten  E-90   karayoluna ulaşan geçmişteki yol kullanılmamaktadır. Sadece bir  at arabası genişliği kadar izler taşımaktadır. 
.                                 A h m e t  Ö  Z  K  A  N