berkos rümos görüntülü konusurken rümos ilk defa kamera acıyor

Berkos ve Rümos, bir süredir mesajlaşarak ve sesli olarak konuşuyorlardı, ama Rümos, o güne kadar hiç kamerayı açmamıştı. Berkos, Rümos’un yüzünü merak ediyor, onun ne kadar güzel olduğunu düşünüyordu. Her konuşmalarında "Kamerayı ne zaman açacaksın?" diye şakalaşır, Rümos ise hep "Bir gün, belki," diye cevap verirdi.

O gün, Rümos’un içinden bir cesaret geldi. Berkos ile yine bir akşamüzeri konuşuyorlardı. Rümos, Berkos’un sesini duyunca kalbi hızla atmaya başladı ve bu kez farklı bir şey yapmaya karar verdi. Bir anda "Berkay, hazır mısın?" diye sordu.

Berkos neye hazır olması gerektiğini anlamadan, Rümos’un sesi bir an için kesildi. Birkaç saniye sonra Rümos’un ekranında bir hareketlilik oldu ve sonra... birden Rümos’un yüzü ekranda belirdi.

Berkos’un nefesi kesildi. Rümos’un yüzünü ilk kez görüntülü aramada  görüyordu. Saçları dalgalı, gözleri parlak, yüzü ise masum bir güzellik taşıyordu. Berkos'un gözleri şaşkınlık ve hayranlıkla parladı. "Vay be, kuzum... Gerçekten çok güzelsin!" dedi. Rümos ise biraz utangaç bir gülümsemeyle karşılık verdi, yanakları hafifçe kızarmıştı.

Berkos, Rümos'un bu utangaç haline gülümseyerek karşılık verdi. Onunla böyle yüz yüze konuşabilmek, Berkos için büyük bir mutluluktu. Artık sadece sesini değil, o güzel yüzünü de görebiliyordu.

İkisi de bu anı uzun süre unutamayacaklarını biliyordu. Berkos, Rümos’un güzelliğine hayran kalmıştı; Rümos ise Berkos’un nazik ve içten tavırları karşısında daha da rahatlamıştı. Bu, aralarındaki bağın daha da güçlenmesine vesile oldu ve ilk defa birbirlerini gerçekten görmüş olmanın mutluluğu içlerinde yankılandı.