98465321

Savaş sonrası dönemde Avusturya edebiyatı, iki ana gelişim hattıyla zenginleşti: sürgündeki tanınmış yazarların eserleri ve savaştan sonra ortaya çıkan yeni yazarlar. Otto Basil'in Plan dergisi, faşizmin etkilerini silmeyi amaçladı. 1950'lerde H.V.Doderer, Viyana'nın sosyal yaşamını ve değişimini derinlemesine ele aldı. Aynı dönemde, "Viyanalı Grup" adlı genç ve deneyimli yazarlar dilin sınırlarını zorlayarak yenilikçi edebi eserler üretti. Rühm ve Artmann gibi yazarlar dil oyunları ve sanatsal deneysellik ile edebi Avantgard'ı canlandırdı.

1960'ların başında, Peter Handke, otobiyografik eserlerinde dilin gücünü vurguladı ve toplumsal meseleleri kişisel deneyimlerle birleştirdi. "Forum Stadtpark" ve "Österreichische Gesellschaft für Literatur" gibi kuruluşlar,Edebiyat dernekleri ve dergileri, yazarlara destek vererek edebiyatın yaygınlaşmasına ve yeni yeteneklerin keşfedilmesine katkıda bulundu. Bu dönemde Avusturya edebiyatı, savaş sonrası travmaları, toplumsal değişimi ve dilin gücünü işleyerek zengin ve çeşitli bir yapıya kavuştu. Yazarlar, bireysel deneyimlerini ve toplumsal eleştirilerini bir araya getirerek Avusturya'nın edebi mirasını şekillendirdiler.

Kafkaesk
Franz Kafka'nın anlatılarında başvurduğu rasyonelliğin kaybolması ve gerçeklik-soyutluk algılarının yok olması halini Kafka'yla özdeşleştiren ve Kafka'nin stiline özgü olarak hikayelerinde algilanan gerceklikten kopma, uzaklasma durumuna “Kafkaesk”denir.Dönüşüm'deki malûm böcek hikayesinde, Gregor Samsa'nın bir sabah uyanınca dev bir böceğe dönüşmesi ama Samsa'nın bu denli absürd bir duruma şaşırmak yerine tek derdinin işine zamanında yetişmek olması Kafkaesk bir durumdur.Kafkaesk durumda tek önemli olan nokta durumun absürdlüğü değildir,ayrıca karakterin bu durumun içinden çıkmak için verdiği anlamsız ironik savaştır.Kafkaesk modern ve özgün bir kabus türüdür. Belirli bir durumu tüm somut detaylarıyla bilmek ancak anlam, sebep ve sonuç hakkında hiçbir şey bilmemektir.