Rümos berkos

Berkay ve Rümos, birbirlerine olan sevgilerini ve bağlarını güçlendiren birçok anıya sahipti. Uzun süredir birbirlerinden uzak yaşamanın zorluklarını aşarak, bu sefer Rümos'un memleketi olan Ankara'da buluşmaya karar verdiler. Hem Rümos'un hem de Berkay'ın bu buluşma için heyecanı doruktaydı. Berkay, Rümos'un güzelliğine her zamanki gibi hayran, Rümos ise Berkay'ın sıcaklığına ve samimiyetine minnettar hissediyordu.

Buluşma günü geldiğinde, Berkay sabahın erken saatlerinde Osmaneli'den yola çıktı. Elinde Rümos için özenle seçtiği rengarenk çiçekler vardı. Berkay’ın kalbi, Rümos’la buluşma anını beklerken hızla çarpıyordu. Yol boyunca Ankara'da geçirecekleri zamanı hayal ediyordu. Buluşma noktası olarak Kızılay Meydanı'nı seçmişlerdi, çünkü burası Rümos'un çocukluğunun geçtiği ve anılarla dolu olan bir yerdi.

Rümos, sabah Ankara'da güneşin doğuşuyla birlikte içinde tatlı bir heyecan hissediyordu. Şehrin tanıdık sokaklarında yürürken çocukluk anıları gözünde canlanıyordu. Kızılay Meydanı'na yaklaştığında, uzaktan Berkay'ı gördü. Berkay, elinde çiçeklerle ona doğru gülümsüyordu. Rümos, o anın büyüsüne kapılarak hızla Berkay'a doğru koştu ve birbirlerine sarıldılar.

İkisi de o anın ne kadar özel olduğunu biliyordu. Berkay, çiçekleri Rümos'a uzatırken, "Kuzum, hoş geldin. Seni çok özledim," dedi. Rümos, çiçekleri koklayarak gülümsedi ve Berkay'a sıkıca sarıldı. "Ben de seni çok özledim, Berkay," dedi.

Gün boyunca birlikte vakit geçirdiler. Önce Rümos'un çocukluk yıllarının geçtiği sokaklarda dolaştılar, ardından Gençlik Parkı'na gidip birlikte vakit geçirdiler. Lunaparkta eğlendiler, çarpışan arabalara bindiler ve eski anılarını tazelediler. Öğle yemeğini ise Ankara'nın meşhur dönercilerinden birinde yediler. Yemek boyunca Berkay, Rümos'a sürekli iltifatlar etti ve onun ne kadar güzel olduğunu söyledi. Rümos ise Berkay'ın bu samimiyetine ve sevgisine her seferinde yeniden aşık oluyordu.

Akşam olduğunda, ikisi de biraz yorgundu ama mutluydular. Gün batımını izlemek için Atakule'ye gittiler. Ankara'nın ışıkları altında, şehri yukarıdan izlerken ellerini tuttular. Berkay, Rümos'a döndü ve "Seninle her an daha da özel, kuzum," dedi. Rümos, Berkay'a bakarak gözlerindeki sevgiyi hissetti. "Seninle her yerde mutlu olabilirim, Berkay," diye yanıtladı.

Buluşma, ikisi için de unutulmaz bir anı olarak kalacak şekilde son buldu. Ankara'daki bu özel gün, onların sevgisini ve bağlılığını bir kez daha pekiştirmişti. Hem Rümos hem de Berkay, birbirlerine olan sevgilerini ve sadakatlerini bir kez daha hatırlayarak ayrıldılar.