Adana Büyükşehir Belediyesi Sokak Hayvanları ve Zoonotik Hastalıklar Üzerine Röportaj

1. Soru: Sokaktaki hayvanlar hangi kriterlere göre seçiliyor? Şikayet üzerine mi yoksa rutin devriyelerle mi getiriliyorlar?

Cevap: Süreç, 2004 yılında yürürlüğe giren ve 2021 ile sonrasında güncellenen 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu çerçevesinde yürütülmektedir. Güncel düzenlemeye göre, alınan köpeklerin sahiplendirilinceye veya hayatlarının sonuna kadar bakımevlerinde tutulması esastır. Hayvan seçiminde; belediyelerin şikayet/ihbar hatları, CİMER veya vatandaşların 112 üzerinden yaptıkları başvurular temel alınır. Şikayete konu olan köpekler öncelikli olarak toplanmaktadır.

2.Soru: Hayvan sayısındaki artış barınak koşullarını nasıl etkiliyor? Parvovirüs ve distemper gibi bulaşıcı hastalıkların yayılmasını önlemek için ne gibi önlemler alınıyor?

Cevap: Bakımevimizde rutin olarak hem viral hem de bakteriyel hastalıklara karşı dezenfeksiyon çalışmaları yapılmaktadır. Ancak hayvan sayısının artması, kaçınılmaz olarak sıkışık barınmaya ve yakın temasa neden olmaktadır. Bu durum, hastalıkların yayılma riskini artıran en büyük faktörlerden biridir.

3.Soru: Kısırlaştırma konusunda belediyenin kapasitesi nedir? Mevcut bütçe ve hekim kadrosu bu ihtiyacı karşılamaya yetiyor mu?

Cevap: 2025 yılı verilerine göre Adana Büyükşehir Belediyesi olarak yaklaşık 7.200 kedi ve köpeği kısırlaştırdık. Popülasyon kontrolünde kısırlaştırma hayati önem taşısa da mevcut yasal mevzuat gereği hayvanların sokağa geri bırakılamaması bir engel teşkil etmektedir. Ameliyat sonrası bakım (postoperatif dönem) ve barınak kapasitesinin doluluğu, kısırlaştırma hızımızı sınırlayan temel etkendir.

4.Soru: Verilerinize göre Adana'da halk sağlığını en çok tehdit eden zoonotik hastalıklar hangileri?

Cevap: Çevre Koruma birimimiz ara konakçı olan sineklerle düzenli mücadele etmektedir. Bakımevimize gelen hayvanlara kuduz aşısı ve ekinokok (iç parazit) uygulamaları yapılmaktadır. Adana'nın tropikal iklimi nedeniyle son yıllarda Leishmania vakalarında bir artış gözlemliyoruz. Bu hastalığın insanlara bulaşma verileri ise İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Dairesi takibindedir.

5.Soru: Şehir genelinde rutin bir aşılama çalışması yapılıyor mu?

Cevap: Belediye olarak kuduz aşısını sadece bakımevimize gelen, rehabilite edilen veya tedavi gören hayvanlara uyguluyoruz. Sokaktaki tüm hayvanları kapsayan genel bir aşılama faaliyetimiz bulunmamaktadır. Sahipli hayvanların aşılanması ise Tarım ve Orman Bakanlığı ile özel klinikler sorumluluğundadır.

6.Soru: Zoonotik hastalıkların takibi için üniversiteler veya İl Sağlık Müdürlüğü ile ortak bir ağınız var mı?

Cevap: Belirli bir bölgede Leishmania vakaları yoğunlaşırsa ilgili birimleri bilgilendirip ilaçlama çalışmalarını artırıyoruz. Ayrıca kuduz aşılamalarımızı aylık olarak İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile İl Sağlık Müdürlüğü’ne bildiriyoruz. Kuduz müşahede süreçlerinde ise yasal takibin yapılması için İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri ile koordineli çalışıyoruz.

7.Soru: Sahipli ancak aşısız hayvanlar için bir denetim mekanizmanız var mı?

Cevap: Yasal mevzuat gereği belediyeler sadece sahipsiz sokak hayvanlarından sorumludur. Sahipli hayvanların sorumluluğu tamamen sahiplerindedir. Belediyelerin bu hayvanlara hizmet verme veya denetleme yetkisi bulunmamaktadır.

8.Soru: Hayvanlardan insanlara bulaşabilen hastalıklar konusunda halkı bilinçlendirmek için önerileriniz nelerdir?

Cevap: Türkiye'deki 1400 belediyenin sadece 200-300 tanesinde bakımevi bulunmaktadır. Toplum bu konuda "hayvanseverler" ve "hayvan istemeyenler" olarak ikiye bölünmüş durumda. Bu kutuplaşma yasal mevzuatın uygulanmasını zorlaştırıyor. Çözüm için; sadece yerel değil, ulusal bazda bir bilinçlendirme gereklidir. Üniversitelerin, tıp fakültelerinin ve hatta ilkokulların bu eğitim sürecine dahil edilmesi, paydaşların ortak hareket etmesi sorunu büyük ölçüde azaltacaktır.