sadadasd
Ankaralı Voleybolcu Rümos, sevgilisi Berkay’a (Berkos) özel bir hediye göndermeye karar verdi. Berkay’a olan sevgisini ve ona ne kadar değer verdiğini göstermek için bu hediyeyi hazırlamaya koyuldu. Bu özel anı daha da anlamlı kılmak için kutunun içine yerleştireceği hediyeleri büyük bir özenle seçti.
Rümos, öncelikle birlikte çekildikleri en güzel fotoğraflardan birini çerçeveletti. Bu fotoğraf, ilk buluşmalarında Sakarya'da çektikleri ve ikisinin de çok mutlu göründüğü bir fotoğraftı. Fotoğrafın arkasına küçük bir not yazdı: "Bu anı hiç unutmayalım, her zaman yanındayım. Sevgiler, Rümos."
Ardından, Berkay’ın çok sevdiği çikolatalardan bir kutu hazırladı. Çikolataların üzerine küçük kalp stickerları yapıştırarak kutuyu daha da özel hale getirdi. Çikolataların yanına ise Berkay’ın çok sevdiği kitaplardan birini koydu. Kitabın arasına yine kendi el yazısıyla yazdığı küçük bir not bıraktı: "Bu kitabı okurken seni düşündüm, umarım sen de okurken beni hatırlarsın."
Rümos, Berkay’ın ona aldığı çiçekleri her zaman çok sevdiğini bildiği için, küçük bir saksı çiçeği de kutuya eklemeyi ihmal etmedi. Saksının üzerine, birlikte izledikleri bir filmin repliğini yazdı: "Sonsuza kadar seninleyim."
En özel hediyesini de hazırlamayı unutmadı: Öpücük izleriyle dolu birkaç kağıt. Her bir kağıda, Rümos’un dudaklarından özenle yapılmış öpücük izleri bulunuyordu. Her kağıdın üzerine ise küçük bir not ekledi: "Seni her zaman öpücüklere boğmak istiyorum."
Son olarak, kutunun içine kendi el yazısıyla yazdığı bir mektup koydu. Mektubunda, Berkay’a olan sevgisini ve onunla geçirdiği her anın ne kadar özel olduğunu anlattı. Mektubun sonuna ise şu cümleyi ekledi: "Seninle olmak hayatımdaki en güzel şey, seni çok seviyorum."
Rümos, hazırladığı hediye kutusunu büyük bir özenle paketledi ve kargoya vermek için yola çıktı. Kargo şubesine vardığında, kutunun üzerine büyük harflerle Berkay’ın adını ve adresini yazdı. Kargo görevlisine teslim ederken, içi içine sığmıyordu. Berkay’ın hediyeyi aldığında ne kadar mutlu olacağını hayal edebiliyordu.
Günler geçti ve sonunda Berkay’ın yaşadığı Osmaneli’ye kargo ulaştı. Berkay, kargo kutusunu gördüğünde çok heyecanlandı. Kutuyu açarken Rümos’a video görüşmesi yaparak ona eşlik etmesini istedi. Rümos, Berkay’ın heyecanını ve mutluluğunu paylaşmak için hemen kabul etti.
Kutuyu açarken Berkay’ın elleri titriyordu. İlk olarak çerçeveli fotoğrafı gördüğünde gözleri dolmaya başladı. "Rümos, bu fotoğrafı ne kadar sevdiğimi biliyorsun," dedi gözyaşlarını silerken. Çikolataları ve kitabı görünce daha da duygulandı. "Bu kitabı uzun zamandır okumak istiyordum, sen nasıl bu kadar düşüncelisin?"
Saksı çiçeğini gördüğünde ise artık gözyaşlarını tutamadı. "Sonsuza kadar seninleyim," yazısını okuduğunda sesi titredi. "Rümos, sen benim hayatımdaki en değerli şeysin."
En son olarak, öpücük izleriyle dolu kağıtları gördüğünde tamamen ağlamaya başladı. "Bu öpücükler… Seninle her zaman yan yana olamasak da, seni her zaman yanımda hissediyorum," dedi.
Rümos, Berkay’ın bu duygusal anlarına şahit olurken gözleri doldu ve ona sevgi dolu bir şekilde baktı. "Berkay, seni çok seviyorum. Senin mutlu olman benim için her şey demek."
Berkay, Rümos’a bakarak gözyaşları içinde gülümsedi. "Ben de seni çok seviyorum, Rümos. Senin gibi birini hayatımda olduğu için çok şanslıyım."
Bu video görüşmesi, ikisinin de birbirlerine olan sevgilerini daha da pekiştirdi. Birbirlerinin hayatında oldukları için ne kadar şanslı olduklarını bir kez daha anladılar ve aralarındaki bağ daha da güçlendi.