Yenidoğan Sepsisinde Hemşirelik Bakımı: Sınav Özeti

 

Yenidoğan Sepsisi Tanımı

Yenidoğan sepsisi, bebeklerin yaşamının ilk 28 günü içinde, kana bakteri karışmasının eşlik ettiği sistemik enfeksiyon bulgularıyla seyreden ve kandan etken patojenin üretildiği klinik bir sendromdur. Aynı zamanda, konağın enfeksiyona karşı aşırı ve kontrolsüz bir inflamatuar yanıt vermesi olarak da tanımlanır. Tanı ve tedavideki gelişmelere rağmen, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde hala önemli bir ölüm (mortalite) ve hastalık (morbidite) nedenidir.

Patofizyoloji

Patojenin organizmaya girmesiyle başlayan süreç, immün sistemin aşırı ve düzensiz yanıt vermesine yol açar. Bu durum, proinflamatuar sitokinlerin (TNF-alfa, IL-1, IL-6, IL-8, PAF) salınımına neden olur. Bu sitokinler üç ana yola etki eder:

  1. Endotel Hücre Hasarı: Kapiller geçirgenliği artırır, ödeme ve damar içi volüm kaybına yol açar. Bu durum hücresel hipoksiye ve miyokardiyal disfonksiyona neden olur.
  2. Koagülasyon Sistemi Uyarımı: Trombin uyarımı ve trombosit agregasyonu ile tromboz oluşur, bu da Dissemine İntravasküler Koagülasyon (DİK) ve doku dolaşımında bozulmaya yol açar.
  3. Nitrik Oksit Salınımı: Vazodilatasyona (damar genişlemesi) ve kan basıncında azalmaya neden olur.

Tüm bu süreçler doku perfüzyonunu bozarak anaerobik metabolizmaya, laktik asit artışına ve sonuç olarak Çoklu Organ Yetmezliği ve Ölüm ile sonuçlanır.

Epidemiyoloji ve Risk Etmenleri

  • Görülme Sıklığı: Yenidoğan sepsisinin görülme sıklığı bölgelere ve hastanelere göre değişiklik göstermekle birlikte, 1.000 canlı doğumda 1,0-8,1 arasında rapor edilmektedir.
  • Ana Risk Etmenleri:
    • Prematürelik: Prematüre bebeklerde sepsis riski, term bebeklere göre 3-10 kat daha fazladır.
    • Erken Membran Rüptürü (EMR): 18 saatten uzun süren EMR ve intraamniyotik enfeksiyon varlığı, erken başlangıçlı sepsis riskini 10 kata kadar artırır.
  • Diğer Risk Etmenleri: Fetal distres, mekonyum boyalı amniyon sıvısı, düşük APGAR skoru, canlandırma ihtiyacı, invaziv girişimler (entübasyon, kateter takılması), yetersiz anne sütü ve cerrahi girişimler.

Sepsis Tipleri ve Etkenler

  • Erken Başlangıçlı Sepsis (Yaşamın ilk 3 günü):
    • Bulaş Yolu: Genellikle vertikal yolla, yani annenin genital kanalından doğum sırasında bulaşır.
    • Klinik: Seyri fulminan (ani ve şiddetli) olup çoklu organ tutulumu görülür.
    • Ölüm Oranı: %5-20 arasındadır.
    • En Sık Etkenler: Grup B Streptokok (GBS) yaklaşık %40, Escherichia coli (E. coli) ise yaklaşık %25 oranında görülür.
  • Geç Başlangıçlı Sepsis (4-30. günler arası):
    • Bulaş Yolu: Vertikal ya da postnatal (doğum sonrası) çevreden bulaşabilir.
    • Klinik: Sinsi ya da akut başlayabilir, fokal enfeksiyon ve menenjit sıktır.
    • Ölüm Oranı: Yaklaşık %5'tir.
    • En Sık Etkenler: Yüksek gelirli ülkelerde Koagülaz Negatif Stafilokoklar (KNS) (%53,2-77,9), düşük gelirli ülkelerde ise E. coli, Klebsiella gibi gram-negatif etkenler ön plandadır.
  • Çok Geç Başlangıçlı Sepsis (30. günden sonra):
    • Bulaş Yolu: Çevredendir.
    • Klinik: Sinsi bir seyir izler.
    • Etkenler: KNS, S. aureus, Candida, E. coli.

Klinik Bulgular

  • Genel Bulgular: İyi görünmeyen bebek, hipoaktivite, huzursuzluk, beslenme güçlüğü, ödem, ısı düzensizliği.
  • Solunum Sistemi: Apne (solunum durması), inleme, solunum sayısında artış, burun kanadı solunumu, siyanoz.
  • Dolaşım Sistemi: Taşikardi veya bradikardi, hipotansiyon, kapiller geri dolum süresinde uzama.
  • Sindirim Sistemi: Beslenme intoleransı, gastrik rezidü, kusma, karında distansiyon, sarılık, hepatomegali.
  • Kan Sistemi: Peteşi, purpura, kanama.
  • Merkezi Sinir Sistemi: Huzursuzluk, uykuya eğilim, bilinçte bozulma, tonus azalması, nöbet.
  • Deri Bulguları: Kutis marmoratus (mermerimsi görünüm), sklerema (deri sertleşmesi), püstül, apse, omfalit (göbek iltihabı).

Laboratuvar Bulguları ve Tanı

  • Kültürler: Kan kültürü tanıda altın standarttır. Ayrıca BOS (Beyin Omurilik Sıvısı), idrar ve trakea aspiratı kültürleri de alınır.
  • Kan Sayımı: Beyaz küre (lökosit) sayısı, trombosit sayımı ve immatür/total nötrofil oranı değerlendirilir.
  • Enflamasyon Belirteçleri: Prokalsitonin (PCT) ve İnterlökin-6 (IL-6) erken tanıda değerli belirteçlerdir.
  • EMA Sepsis Skorlaması: Avrupa İlaç Ajansı (EMA) tarafından oluşturulan bu skorlama, klinik ve laboratuvar bulgularına dayanır. En az 2 klinik ve 2 laboratuvar kategorisinde pozitiflik olması, klinik sepsisi düşündürür.

Tanı ve Tedavi Yaklaşımı

Sepsis şüphesi olan bebekte kültür örnekleri alındıktan hemen sonra ampirik antibiyotik tedavisi başlanmalıdır.

  • Semptomlu Bebek: Tam tanısal değerlendirme (tam kan sayımı, kültürler, CRP/PCT) yapılır ve antibiyotik başlanır.
    • Kültür Pozitif: "Kanıtlanmış sepsis" tanısı konur. Tedavi 7-10 gün sürer. Menenjit varsa tedavi 14-21 güne uzatılır.
    • Kültür Negatif, Bebek İyi Değil: "Klinik sepsis" olarak kabul edilir. Tedaviye 7-10 gün devam edilir.
    • Kültür Negatif, Bebek İyi: "Sepsis tanısı dışlanır." Antibiyotik 36-48 saatte kesilir.

Antibiyotik Tedavisi

  • Erken Sepsis (Ampirik Tedavi): Ampisilin ya da Penisilin G ve bir aminoglikozit (genellikle Gentamisin) kombinasyonu kullanılır.
  • Geç Sepsis (Toplum Kökenli): Ampisilin ve Gentamisin veya Ampisilin ve Sefotaksim kombinasyonu uygundur.
  • Geç Sepsis (Hastane Kökenli): Tedavi, yoğun bakım ünitesinin florasına göre planlanır. Genellikle Vankomisin ile birlikte Gentamisin veya 3. kuşak sefalosporin (Sefotaksim, Seftazidim) kullanılır.
  • Menenjit Varlığında: Ampisilin ve Sefotaksim tedavisi önerilir.
  • Tedavi Süresi: Erken sepsis tedavisinde 7-10 gün, geç başlangıçlı sepsiste ise 10-14 gün yeterlidir.

Hemşirelik Bakımı ve Sorumlulukları

Konfor Teorisine dayalı hemşirelik bakımı, sepsisteki bebeğin ve ailesinin ihtiyaçlarını bütüncül olarak ele alır:

  • Fiziksel Boyut: Ağrının azaltılması (kundaklama, beyaz gürültü), etkin solunumun sağlanması, sıvı-elektrolit dengesinin ve doku bütünlüğünün korunması.
  • Çevresel Boyut: Enfeksiyon riskinin azaltılması (aseptik teknik), uyaranların azaltıldığı (ışık, ses) ve toplu bakımın uygulandığı sakin bir çevre oluşturulması, vücut ısısının (termoregülasyon) korunması.
  • Sosyo-Kültürel Boyut: Bebeğin duygusal gelişimi için uygun zamanlarda anne ile ten tene temasının sağlanması.
  • Psikospiritüel Boyut: Ebeveynlerin yaşadığı kaygı ve stresi ifade etmelerine olanak tanınması, hastalık hakkında bilgilendirme yapılması ve onlara psikolojik destek sağlanması.